26 Şubat 2010 Cuma

Kahveli ve Limon Aromalı Kek ve Hayırlı Cumalar

Kandil ardından güzel bir Cuma gününe tatlı bir tarif yazarak ve tatlanan ağzımızı daha da tatlandırmak istedim.İnşallah dün geceyi hakkıyıla geçiren ve affedilen kullardan olmuşuzdur:)Herkese hayırlı cumalar diliyorum,dualarınızda olmayı temenni ediyorum ve geçiyorum aşağıdaki kekin öz geçmişine:)
Bu keki yapalı üç dört ay oldu kısmeti bugünmüş ben türk kahvesini pek severim özellikle kekelere pek bir yakışıyor.Evde bulunan limon aromasıda istediğim tadı vermediğinden değerlenmesi amacıyla kattım kekime ne yararı oldu ne zararı anlayacağınız:) limon suyuyla yapıldığında limon kokulu iki renkli kekimin olur keyfinize kalmış :))
bizim akşamüstü çayımızı taçlandıran kek tarifime buyrun;

Malzemeler

3 yumurta (yumurtalar ufaksa 4 tane de olabilir)
1.5 bardak toz şeker ( ağız tadınıza göre 1 bardak şekerle de yapabilirsiniz )
3 bardak un
1 bardak nişasta
2 paket kabartma tozu
1 çorba kaşığı türk kahvesi + 1 çorba kaşığı kakao
1 çorba kaşığı limon aroması
1 /2 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı süt



Yapılışı: Yumurta ve toz şeker köpük köpük olana kadar çırpın.Un, nişasta ,sıvı yağ,süt ve kabartma tozu, eklenerek bir süre yine mikserle ya da çıpma teliyle çırpmaya devam edilir. Uygun kıvama gelince limon aroması ekleyin ve çırpmaya devam edin.Karışımın yarısını yağlanmış kalıba dökün.Kalan karışıma kahveyi ve kakaoyu ekleyin tahta kaşıkla güzelce karıştırıp sade hamurun üzerine dökün.(Kaşıkla isterseniz çok hafif kalıpdaki hamurları karıştırıp helezon elde edebilinsiniz:) Kızgın fırında üzeri kabuk bağlıy güzelce kabarana kadar kadar pişirin.

Afiyet Olsun...

Not:Kek pişerken ilk 25 dk kesinlikle fırınınızın kapağı açmayın:)

25 Şubat 2010 Perşembe

Hayırlı Kandiller :)

Hepinize hayırlı,bereketli,huzurlu kandiller dilerim.
İnşallah bütün dualarımızın kabul olduğu ve dualarınzda birbirimizi de unutmadğınız kıymetini bildiğimiz güzel bir kandil gecesi geçirirz:)

24 Şubat 2010 Çarşamba

King Dünyası ve Mükemmel Hediyeler :)


King Elektrikli Ev Aletleri 2010 yılında da hanımları mutlu etmeye devam ediyor, King Dünyası’na üye olanlar kazanıyor...Blog üyelerine çekilişsiz, kurasız sürpriz hediyeler veriyor. Bayanların yanısıra bayların da katılabileceği bu yarışma bugüne kadar yapılan yarışmalara hiç benzemiyor. Kingdünyası.blogspot.com adresine yeni üye olacak bir kişiye çekilişsiz ve kurasız Thunderbird Otomatik Döner Fırçalı Saç Kurutma Makinesi hediye... 1600-1800W’luk ısınma gücü, iki yöne otomatik dönen şekillendirici fırçası, serin hava ayarı, 3 ısı ve 2 hız ayarı bulunan Thunderbird’a ücretsiz sahip olmak için King blog’unu ziyaret etmeyi unutmayın.

kingdünyası ’na adım atar atmaz şans kapısını aralayacak olan üyeler arasına sizler de katılın.Hemen üye olun, hediyenizi kaçırmayın!

Kazananlar bu adresde açıklanacaktır...

Çok kısaca yapılması gerekenler:

1.http://kingdunyasi.blogspot.com adresinde yer alan blogumuza üye olmak.

2.Blog sayfanızda kampanyamızı duyurmak.

3.www.king.com.tr'de yer alan King Ladies Club'a üye olmak

4.Üye olduktan sonra Ad, Soyad, Adres, Yaş, Meslek, Medeni Durum ve Gsm bilgilerinizi tam olarak doldurup kingdunyasi@gmail.com adresine yollamak.

22 Şubat 2010 Pazartesi

Ev Yapımı Erişte

Bugün sizlerle erişte yapımını paylaşıcam.Bizim evde sık sık tüketilen bir makarna türüdür.Aynı gün içinde bile yapıp taze taze pişirebileceğiniz kadar da yapımı kolay malzemeleri azaltarak bir iki pişirimlik erişte elde edebilirsiniz.Benim vereceğim ölçülerle rahatlıkla onar kişiyi yedi sekiz sefer pişirip doyurucak kadar erişteniz oluyor.
Ben diyetisyenimle olağan görüşmeme giderken sizlerse Buyrun tariflerimle başbaşasınız;



Malzemeler
1 büyük kase erişte
50 gr tereyağ ya da 1/2 çay bardağı sıvıyağ
tuz,su


Yapılışı:Tuzlu su kaynatılır.Erişteler haşlanır ,süzülür ve soğuk sudan geçirilir.Tencereye tereyağ alınır kızınca erişteler ilave edilir.Tuzu eklenir,bir iki dakika sonra altı söndürülür.Ardından beş dk dinlenen erişte makarna servise hazır:)
Afiyet Olsun...

Malzemeler
15 tane yumurta
3 su bardağı süt + aldığı kadar su
1.5 - 2 yemek kaşığı tuz
1 kilo + alabildiği kadar un


Yapılışı:Yumurtaları ve sütü iyice karıştırın.Tuzunu ve unun bir kilosunu ekleyin hamur toplanan kadar ılık su ilave edin ve sertçe bir hamur yoğurun.(un ve su ilavesi kıvama göre ayarlanıcak) Hamuru 15 bezeye ayırıp yarım saat dinlendirin. Ne çok ince ne çok kalın olmayacak şekilde orta boy börek yufkası büyüklüğünde bir hamur açın. Bütün bezeleri aynı şekilde açın. Açtığınız yufkaları bir beze serip kurumasını bekleyin. (arada ters düz edin ki çabuk kurusun ) Her yufkayı önce uzun şeritler halinde kesin ardından üst üste koyup erişte makarna şeklinde kesin. Tekrar temiz bir beze alıp güzelce kurutun.Bez torbada ya da cam kavanozda muhafaza edin.
Afiyet Olsun:)

19 Şubat 2010 Cuma

♥KALBİM SOSİS♥ ve HAYIRLI CUMALAR

Bu sosisleri cicim için hazırlamıştım.Şu meşhur soframızda yerlerini almışlardı ilk Binbirçeşni de görmüştüm.Çok hoşuma gitmişti daha sonra Pelin de görünce baktım bizim kızın hoşuna gitmiş dayanamadım yaptım:) soframızı süsledi afiyetle yedik,zahi etteiğim sosislerim de oldu onlarıda kızartım parçalananlar değerlendi :))
Hepimizin duaları kabul olsun inşallah şu mübarek Cuma saatinde hayırlı bereketli cumalar canlarım.
Buyrun mayonezli kalbimle başbaşasınız;




Malzemeler

3 adet uzun sosis(kişi başına 1 adet gelicek)

kürdan

kızartmak için sıvıyağ

Yapılışı:Sosisleri baş arafından bir parmak mesafe bırakarak uzunlamasına kesin.Kestiğiniz uçları ters tarafa çok yavaş şekilde döndürerek birleştirip kürdanla tutturun.kızgın yağda sosisleri arkalı önlü hafif kızartın.Sosislerin içini mayonezle doldurup patates kızartmasıyla servis yapın.Bir kaç tanesini de süsleme amaçlı kullandım.İsterseniz pişirme aşamasını ve yumurtalı halini Çeşnim gibi yapabilirsiniz ama ben yapmadım.Yaparkenbirkaç sosis ziyan ettim çabuk kırılıyorlar.Onlarıda kızarttım koydum sofraya:))

*** Bugün Aslı şekerimin aramıza katılmasının 1. yıldönümü yıldönümün kutlu mutlu olsun pembe şekerim:)***


18 Şubat 2010 Perşembe

14 Şubat Kahvaltı Keyfi ve Kırmızı Biber Sarması


Bu harika sofrayı geçtiğimiz pazar günü doğum günü kızının şerefine hazırlamış afiyetle yemiştik.Çok keyifli ve lezzetli birgün geçirdik.Sabah kahvaltıdan akşamüstüne kadar beraberdik maşallah Allah ayırmasın inşallah :) Şimdi kahvaltımıza ve menümüze yolculuğa çıkıyorsunuz ,
İkindi vakti ayran ve pidelerimizi yerken fotomuz yok ama o kadar da eksiğimiz olsun dimi :P
Menüzde ;
*Beyaz peynir,taze kaşar,krem peynir,çankırı köy peyniri ve tel peynirden oluşan peynir tabağı
*Yeşil, siyah ve diyet zeytinden oluşan zeytin tabağı
*Domates soslu biber ve patlıcan kızartması (annemin ellerindenher yapışında parmaklar tehlikeye düşüyor:D
*Kalp sosis kızartması
*Patates kızartması
*Salam, sucuk
*Haşlanmış yumurta ,minik salatalık
*Kırmızı biber sarması
*Papatya ve kayp kurabiye
*Peynirli sigara böreği
*Vişne,çilek,şeftali reçeli
*Çokokrem,çay
*Pasta,pide ayran bunlurda ikinci parti mamalarımız :))

Masamızın görünümü umarım hoşunuza gider:)) fotolar içir cicime teşekkür ederim...
Bu kırmızıbiber sarmaları çok lezzetliydi ve yemesi çok keyifliydi:))

Malzemeler
10 adet közlenmiş ve temizlenmiş kırmızı biber
1 küçük kase ufalanmış beyaz peynir (benim peynirim tuzsuzdu )
1/4 demet ince kıyılmış maydonoz
1 çay kaşığı pul biber ve tuzot
2 yemek kaşığı zeytinyağ
1 yemek kaşığı limon suyu

Yapılış: İçi için ince ince doğradığımız maydanozu ve ezilmiş beyaz peynirimizi,baharatlarımızı iyice karıştırıp kenara alıyoruz.Biberleri kendimiz közleyebilir veya hazır konserve kullanabiliriz. Benimkiler dondurucudan. Közlenmiş biberlerimizi boyuna 2'ye kesip, eğer temizlenmemişse çekirdeklerini temizliyoruz. Tüm biberleri hazırlayınca, 20 parça biberimiz oluyor. Herbirinin geniş tarafına hazırladığımız harçtan 1 - 2 tatlı kaşığı koyup, rulo yaparak sarıyoruz.Sosu için zeytinyağı ve limon suyunu karıştırıp, sardığımız biberlerin üzerine döküyoruz.Birer tane süs kürdanı takıp servis ediyoruz.

Afiyet olsun :)

Bu nefis ekmeğin sanırım henüz tarifi yok ama harika ekmekler için cicişime uğruyorsunuz :)))
Bu kalp kurabilerin tarfifi için tık tık ,bu sefer kardeşimin yaptığı papatya kurabiyelerin tarifi için tık tık ...
Bu nefis pastanın tarfi yakında :))

16 Şubat 2010 Salı

Kabak Reçeli

Tabak takımım nasıl kızlar:)) kardeşimin hediyesi benim çok hoşuma gitti,teşekkür ederim canım:) içinde ki reçelse bayıldığım bir lezzet .Kireç kaymağının kattığı dışının çıtırlığıyla beraber içinin yumuşaklığını anlatamam tatmanız lazım:))
denemeyen pişman olur benden söylemesi :D
Buyrun reçelimle başbaşasınız;



Malzemeler
2 kilo bal kabağı
2 - 2 .5 kilo tozşeker (arzunuza bağlı )
1 çay kaşığı limon tuzu
Kabakların üzerini geçecek kadar Kireç kaymağı (yapılışı burda tekrardan yazmadım)

Yapılışı: Kabak yıkanır,doğranır.Kireç kaymağına yatırılır. 4 - 5 saat dinlendirilir.Kabaklar kireç kaymağından aldıktan sonra bol su ile 3-4 kez kireci iyice gidene kadar yıkanır. Tencereye kabakları alın,şekerini ilave edin.Bir gece şekerli olarak bekletin.Ertesi gün kısık ateşte ağır ağır pişirin.(Oluşan köpüğü tahta bir kaşık yardımıyla almayı unutmayın ) İyice kaynayıp koyulaşmaya başlayınca ( koyun gözü kıvamında olucak) limon tuzunu ilave edip bir taşım daha kaynatıp altını kapatın ve soğumaya bırakın.Soğuyan reçeli kavanozlara doldurup saklayın.

Afiyet Olsun:)

15 Şubat 2010 Pazartesi

İyi ki Varsın:)))

Dün cicişimin doğum günüydü :)) Cumartesi günü ehliyet sınavı çıkışında Nazan ablamın süpriziyle birlikte bir kutlama yapmıştık.Ablacığım çok teşekkürler:)
Dün bizim evde kahvaltı masasında tekrar toplandık.Bu sefer gününde yedik,içtik,güldük,eğlendik hatta bir ara oynadık bile:))
çok keyifli,bol papatyalı ve bol kalpli bir gün geçirdik.
Acı - tatlı pek çok şeyi paylaştığım,içimi döktüğüm,dökülenlerini topladığım ve dökülenlerimi toplayanım,bir tebessümüne bir ömür verebileceğim,sevdimi sonuna kadar seven,kopulamayacak kadar bağlılık yapanım,üzülmesine kıyamadığım,gülen gözüm,sıcacık yüreklim,papatya kadar narinim,kısacası benim canım cicişim,güzel dostum canımın içi cigerimin paresi yeni yaşın sana dilediğin bütün güzellikleri getirsin.Rabbim yüzünü hep güldürsün,her güzellik senin ve sevdiklerinin olsun :)
tekrar tekrar mutlu yıllar...

Bu masa başta doğum günü kızı, Nur abla, Gamze ve teyzeciğim için özenle hazırlandı :) Masa yalan aslında birlikte o sofraya oturmak ve o muhabbete eşlik etmekti asıl keyif veren ...


Anlayacağınız gibi masasnın bu kısmı Papatya prenses'im için özene bezene hazırlandı :) Kalpli kaşar ve salam,içinde yumurta yok ama mayonez dolu kalbimi verdim ellerine :P Ceyda'nın yaptığı papatya kurabiyeler,benim kalpli kurabiyelerim masayı sevgilim için hazırlamıştım :)))) aşkım iyi ki varsın :P
Bu ekmek nefisti:)) kendime acilen bir Sinbo ekmek makinesi alıcam.Kuşum iyi ki hediye etmiş cicim iyi ki yapmış sıcak sıcak getirmiş kahvaltımızı taçlandırdı bu nefis çekirdekli ekmek :) elelrine sağlık canım (devamını bekleriz:)
Bunlar kardeşimin hediyesi kurabiyeliğimde sunduğum.Kalpli tuzlu bisküviler ve Ceyda'nın papatya ablasına yaptığı papatya kurabiyelerimiz...
Bu hpastaysa asıl toplanma gayemiz olan yaş günü pastamız.Karamel ve granül kahve aromalı antep fstıklı parça çikolatalı pasta :) ( nefis olmuştu laf aramızda yaptığım en lezzetli pastalardan biriydi ) Tabağımın rengine dikkat çekmek isterim:P

11 Şubat 2010 Perşembe

Sosisli & Domatesli ve Biberli Havuz Börek

Ben her türlü hamur işini sevdiğim gibi bu böreğide seviyorum.Çok lezzetli,şık görünümlü hem mideye hem göze hitap eden bir tarif:)
benim böreklerim sosis,domates,biberden oluşan iç harçlı:) Sizler istediğiniz,elinizdeki malzemelerle yapın afiyetle yiyin.İsterseniz yufkaları ikiye değil üçede bölebilirsiniz.Biraz daha ufak börekleriniz olur:) benimkiler kişi başına bir tane yetecek şekilde biraz büyük oldular.Her yufkayı sekize bölerek minik havuz pizzalarda yapabilirsiniz.
Buyrun tarifime;

Malzemeler
3adet yufka
1 yumurta
3 - 4 kaşık yoğurt
1 çay bardağı sıvıyağ
1/2 çay bardağı süt
Sosis,domates,biber



Yapılışı: Yufkayı düz bir zemine yayın,bir kasede karıştırdığınız karışımından kaşıkla biraz döküp fırça yardımıyla yufkanın her yanına sürün.Yufkayı ikiye katlayın,sonrada ortadan ikiye bölün,yine sosdan sürün.
Yufka parçalarını geniş tarafından başlayarak bir parmak genişliğine gelene kadar sarın.Ucundan üç dört parmak genişliği kadar boşluk bırakın.Sardığımız kenarı kendi etrafında çevirerek kalan boşluğu içine alıh havuz gibi daire oluşturun. (Ortası havuz gibi açılmış gül börekleriniz olacak:) Etrafına yumurta sarısı sürün.
Orta boşluğa yeteri kadar iç malzemeden koyun.Diğer parçayada aynı işemi yapın.İşlemi yufka sayısı ya da kişi sayısı kadar tekrarlayın. (Dört yufkadan altı börek çıkıyor.)Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizip fırında kızarana kadar pişirin.


Afiyet Olsun:)

8 Şubat 2010 Pazartesi

Kırmızı Biber Dolması

Ben dolmayı çok severim.Hem yemesini hem de yapmasını severim:) Şimdi de acayip derecede açım (benim için yazımı zor bir tarif olacak:))) bu tombul kırmızı biberlere karşı pek bir sevgi besliyorum.Hala almadıysanız ilk fırsatta bulabildiğiniz yerden alın derim:) bazen acıda çıkabiliyor.Hepinize mutlu haftalar diliyorum,Allah'a emanet olun:)
Buyrnu tarifime;


Malzemeler

1 kilo kırmızı tombul biber veya bildiğimiz kırmızı biber :)
250 gr kıyma
2 yemek kaşığı domates + biber salçası
2 adet orta boy kuru soğan
1/2 su bardağı pirinç
sıvı yağ
2 tatlı kaşığı tuz
2 çay kaşığı karabiber
1/4 demet incecik kıyılmış maydanoz
2 çay kaşığı kırmızı biberYapılışı:Bir kabın içine kıyma alınır,ince ince kıyılmış soğan,salçaların birer kaşığını,maydanoz,baharatlar,pirinç ilave edilir ve iyice yoğurulur. Biberlerimizi yıkayıp saplarından ayıralım. Harcımızı biberlere bir parmak boşluk kalacak şekilde dolduralım. Sırayla tencerenin içine yan yana dizin,arada boşluk bırakmayın. Üzerini örtecek kadar suyun içinde kalan salçayı,limon suyunu,tuzu ve yağını koyun, karıştırıp tencerenin içine boşaltın,kısık ateşte 30 - 40 dakika kadar pişirin,arada suyunu çekip çekmediğini kontrol edin,gerekirse az miktar daha sıcak su ilave edin ( pirinçler güzelce yumuşayıp biberler pişene kadar pişmeli ) altını kapatıp 5 dakika kadar dinlendirdikten sonra sıcak sıcak servis yapın ...

Afiyet Olsun:)

6 Şubat 2010 Cumartesi

İstavrit Tava ve Hindibağ Salatası

Kurban bayramından evvel Sevgili papatyaprenses'im,anneciği ve olmazsa olmazımız Nur ablamın teşrifiyle neşeli bir balık partisi yaptık:))

Gerçekten çok keyif aldığımız bir geceydi,arkadaşımın balık isteğini karşıladık manevi ailesi olarak;)

Menümüzde;
Balık,çeşitli salatalar,mercimek çorbası,pilav tatlı olarak sütlaç vardı:)



Bu harika balıkları yemesi çok keyifliydi:) anneciğimin ellerine sağlık:))


Malzemeler
3 kilo istavrit
1 büyük kase un
3 çorba kaşığı tuz
Bol sıvıyağ


Yapılışı:Balıklar temizlenir,yıkanır.Unla tuz karıştırılır.Sıvıyağ tavaya alınır ve kızdırılır,Balıklar una bulanarak kızan yağda arkalı önlü güzelce kızartılır.
Sıcak sıcak yenilir.

Afiyet Olsun:))





Malzemeler
Yeteri kadar hindibağ
1 domates
1 orta boy kuru soğan
tuz,limon suyu,zeytinyağ


Yapılışı:Hindibağlar ayıklanır ,yıkanır iri iri doğranır.Soğanlarda piyazlık doğranır.Hindibağ ve soğanlar tuzla iyice ovulur.Tekrar yıkanır karıştırma kapına alınır.Limon suyu,zeytinyağ ilave edilir güzelce harmanlanır.Domatesler dilimlenir salataya eklenir ve şifa salatası servise hazırdır...

Afiyet Olsun:)

Masamızdan bir kare:)

*Bol kıvırcık salata
*Sumaklı soğan salatası
*Hindibağ salatası


5 Şubat 2010 Cuma

İki mim & Kayıp Sultan

Malumunuz yaklaşık on gündür kayıbım,önce kardeşimin tatil için gelmesi ardından temizliğe kalkışmamız dolayısıyla uğrayamaz oldum ne kendi bloguma ne sizlere:(

Özledim hepinizi yorum onaylamaya geldiğimde göz gezdirebildim sadece sayfalarınıza önümüzde ki hafta düzenli olarak yazarım artık :) Hafta sonu kardeşimi yolcu edicez hayırlısıyla,okullarda açılıyor düzene girer buralarda ;)

Ben kaçakken mimlenmişim sevgili Tuğba ve Elif tarafından geç oldu ama güç olmasın diyor cevaplarıma geçiyorum.
Hepinize hayırlı cumalar diliyorum ,dualarda buluşmak dualaşmak duasıyla ...
Unutmadan Dua ile ilgili güzel bir paylaşım için tık tık
Buyrun cevaplarıma;

*Önce canımın içi Tuğba'mın mimine cevap verelim;)
1.Yemekci kadın mısınız, temizliçi kadın mı?
Yemekçi :))))) sonra diyetçi :P

2.Dağınık kadın mısınız, düzenli kadın mı?
Yerine göre:)

3.İşimi bitirirsin, keyif mi?
Canım hangisini yapmak isterse;)

4.Kendini mi seversin, düzenli olmayı mı?
Hem kendimi severim hem düzeni severim:)

5.Mim işi son bulsun mu, bulmasın mı?
Bulmasın ben geç cevap versemde hoşuma gitmiyor değil mimler:) arkadaşlarımı yakından tanımama vesile oluyor :))
Bu mimi cicim sana paslıyorum...

*Sırada laborantımın mimi var ;) yine tembellikten bugüne kaldı :)
Hakkımda 7 ilginç şey söylecekmişim, söyleyelim bakalım ne kadar ilginçler siz karar verin ;)

1.Gülmeyi ve güldürmeyi çok severim :))

2.En yakınım bile olsa bana derdeni anlatırsa dinlerim fakat derdini deşmek ve sorularla bunaltmaktan kaçınırım...

3.En küçük bir hayal kırıklığında ilk anda dünya başıma yıkılmış gibi olsamda toparlanmayı beceririm ( çok şükür )

4.İsteklerime ulaşmak için çabalarım (gerçekten istemeliyim kimsenin zoruyla olmamalı)

5.Boğa burcuyum mutfağı ve konforu keyif yapmayı severim:)))

6.İtina ile batsın bu dünya formundan adam çıkartırım:) bir el harekitm,iki lafım yeter ;) (havaya mı girdim ne :)))


7.Her zaman küs dahi olsam ihtiyacı olana yüz çevirmem.Elimden geleni yapmaya çalışırım varsın bu yüzden işlerim hayatım sekteye uğrasın son vakte kadar dert ortağı olabilirim.
Bu mimi sevgili Rümeysa sana paslıyorum,sana uğramayalı bir buçuk ay olmuş ...

30 Ocak 2010 Cumartesi

Muhallebili Kadayıf

Benim bayıldığım bu tatlıyla tatlı tatlı merhaba diyelim haftasonuna ben temizliğe devam ederken sizlerin biraz ağzı tatlansın,tembelim bu aralar blogum konusunda :)))
Güncellenen muhallebili kadayıfımla başbaşasınız;

Bu harika tatlıyı arefe günü yayınlamama rağmen tekrar güncelledim arada kaynnmasını istemiyorum:)
Bu hafif ve pratik tatlıyı ne zamandır yapmak istiyordum ama annem bir türlü yapmamı istemedi geçenlerde arkadaşım iftara geleceği akşam tatlı olarak ne yapalım diye düşünürken muhallebili kadayıf gelmiş aklına
- "hadi kalk yap" dedi,
Bende yaptım. Papatya'nın tarifini yapacaktım fakat tarifin orjinaline pek uyduğum söylenemez.Kendimce bir tarif oldu zaten muhallebi ne kadar değişebilir ki :)
Arkadaşım çok beğendi hemen tarifini aldı ve bir kaç gün sonra gelen olan misafirleri için yapmış ve çok güzel övgüler almış:)
Kadayıfın en hafif hali bu tatlı olsa gerek.
Buyrun tarifimle başbaşasınız;



tatlı

Malzemeler

Üzeri için;
350 gr kadayıf
1 çay bardağı sıvıyağ
2 yemek kaşığı tereyağ
1 su bardağı iri kıyılmış fındık


Muhallebisi için;
1 litre süt
1 çay bardağı dolusu un
2.5 yemek kaşığı nişasta
1 çay bardağı toz şeker
1 yemek kaşığı margarin
1 paket vanilya

Yapılışı:Kadayıflar ekmek tahtasının üzerinde ince ince kıyılır ya da muffak makasıyla küçük küçük doğranır.Teflon tavaya alınır,1 çay bardağı sıvı yağ,2 yemek kaşığı tereyağ ilave edilir ve rengi iyice dönene kadar (kahverengi olana kadar ) kavrulur.Soğumuyu bırakılır.1 paket toz şanti bir bardak sütle çırpılır dolaba kaldırılır.Un,nişasta,şeker tencereye alınır karıştırılır.Yavaş yavaş sütü ilave edilir.Devamlı karıştırarak kaynayana kadar pişirilir.Kaynadıktan sonra altı kısılır ve bir iki dakika daha pişirilir.Margarini ve vanilyası ilave edilir.Beş dakika mikserlenir.Çırpılmış şantisi eklenir dört beş dakika daha mikserlenir.Kadayıfın yarısı ıslatılmış kare borcama her tarafını eşit kaplayacak şekilde yayılır,muhallebisi dökülür ve üstü kabuk bağlayana kadar dolapta ya da balkonda dinlendirilir ( bizim balkon ikinci buzdolabımızdır da:) Kalan kadayıfla muhallebinin üzeri güzelce kaplanır.Kıyılmış fındık serpilir ve dilimlenerek servis yapılır.

Afiyet Olsun...

Fotoğraf-0138

Not: Tatlıyı ikram edeceğiniz gün ve ikramdan bir iki saat evvel yapın.Kadayıflar yumuşamasın çıtır çıtır ağzınıza gelsin:)
Bayramdan evvel tarifi eklemek istedim güzel bir bayram tatlısı olabilir:) Şimdiden hayırlı bayramlar...

27 Ocak 2010 Çarşamba

Kelebek Kurabiye :)

Nihal'de gördüğümde vurulduğum bu kurabiyeleri hemen denemem gerek demiştim:) kardeşimin doğum günü için geçtiğimiz yıl yaptım.Bazı aksilikler yaşadım ama sonuç güzel oldu,ilk hamuru kelebek yapamasamda sonunda Yaprak sarmamın hamuru dörte bölme fikrini ve nişastasını aldım Ninomun tarifiyle birleştirdim çarpık çurpuk da olsa kelebeklerim oldu :D
tekrra denemek nasip olmadı henüz tadı müthiş güzel kıyır kıyır sert kıvamlı nefiss kuurabiyelerim oldu:)))
Buyrun tarifime;


Malzemeler * nino'nun , / Yaprak sarma'nın , + ortak kullanılmış malzemeleri temsil eder:)

*130 gr tereyağı ya da margarin (oda ısısında )

*Yarım su bardağı pudra şekeri

+ 2.5 - 3 su bardağı kadar Sinangil çok amaçlı un (azar azar ilave edin)

/1 su bardağı nişasta

+ 2 çorba kaşığı kakao

/1 paket vanilya

/1 yumurta

Yapılışı: Margarin,yumurta ve şekeri iyice yoğurun.Nişastasını, vanilyasını azar azar unu ilave ederek hamuru güzelce yoğurun.Hamuru ikiye ayırıp yarısına kakao ekleyip yeniden yoğurun ve kakaonun hamura eşit bir şekilde dağılmasını sağlayın.Hazır olan hamurlardan 2 adet kakaolu 2 adet ise beyaz hamur bezesi yapın.Hamurları bir kaba koyup buzdolabında yarım saat dinlendirin.4 bezeyide aynı büyüklükte açın hamurları alta beyaz üzerine kakaolu gelecek şekilde dikkatlice birbirinin üzerine koyun.Elimizde üst üste konulmuş (açılmış) iki dikdörtgen hamur olucak. Bir kenardan başlayarak hamurları rulo haline getirin. Daha sonra ruloları dondurucunuzda ya da buzluğunuzda en az yarım saat bekeltin (yoksa düzgün kesemeyiz). Elimizdeki 2 adet ruloyu ( İçi kakaolu dışı beyaz ) yanyana koyup birbirlerine hafifçe yapışmasını sağlayın. Dikkatlice hamuru dilimleyin. Dilimlediğiniz parçaları , parmaklarınızla tam ortalarından hafifçe sıkın.Hem hamurlar birbirine yapışacak hem de kelebek şeklini alacaklar. Kelebeklerin antenlerini oluşturan parçaları hafifçe birbirinden ayırıp, çekerek daha belirgin hale getirebilirsiniz. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin önceden ısıtılmış fırında üzerleri beyaz (pembeleşmeyecek) kadar pişirin.

Afiyet Olsun:)

Not:İlk hamurumun şeklini vremiynce yassı yassı dilimleyip pişirdim tadı nefisti:) yukarıda saydığım malzemelerle ikinci hamuru hazırladım ve sonnuç olarak kelebeklerim oldu:) bir sonra ki dememede şekli daha güzel olur inş.

25 Ocak 2010 Pazartesi

Yoğurtlu Patates :)

Çok pratik ve çok lezzetli bir salata kızartma işlemi dışında fazla vakit almayan bir tat:)
Kalorisi de içinde patates olduğu için fazlaca ama olsun arada lazım böyle şeylerde:)
Hepinize huzurlu,sağlıklı,kar gibi beyaz bir hafta diliyorum,soğuk havaya rağmen içiniz hep sıcacık olsun inşallah:)))
Buyrun tarfime;

Malzemeler
1 kilo patates
1 büyük kase yoğurt
3 diş sarımsak
tuz,arzuya göre pulbiber...
Kızartmak için bol sıvıyağ

Yapılışı:Patatesler soyulur,yıkanır,kurulanır ve iri iri doğranır.Kızgın yağda sarı kalıcak şekilde güzelce kızartılır.Yoğurtla ezilmiş sarımsak karıştırılır.Kızaran patatesler soğuyunca sarımsaklı yoğurtla buluşturulur.Tuz ve istenilen baharatlar eklenir.
Afiyet Olsun:)

Not:Nane bence çok yakışır,birde kırmızı biber sosu yapılıp gezdirseniz değmeyin keyfinize :)

20 Ocak 2010 Çarşamba

Düğün Çorbası

Bu çorbayla aramda muhteşem bir aşk vardır :) severik içerim,hala denemeyeniniz varsa bence hiç durmasın hemen denesin.Bu lezzet karşısında tarfi yazarken sulanan ağzımdan bahsetmeme gerek yok sanırım fazla söze hacet yok buyrun tarifime;




Malzemeler
300 gr. kemikli kuzu ya da dana eti (benim ki danaydı)
7 - 8 bardak et suyu

Terbiyesi için;

2 yumurta
1 limonun suyu
2 su bardağı yoğurt
4 - 5 çorba kaşığı un
1.5 tatlı kaşığı tuz

Üzeri için;

1 çorba k. tereyağı ya da sıvıyağ

1 çorba kaşığı (silme) toz kırmızı biber (benim ki acıydı)

Yapılışı: Kemikli eti düdüklü tencerede en az 30 dakika haşlayın.Etleri kemiklerinden ayırarak güzelce didin.Derin bir tencereye didilmiş eti ve et suyunu alın, kaynatın.İyice özleştiğinde unu, yoğurdu, limon suyunu ve yumurtayı 1 su bardağı soğuk su ilavesi ile iyice ezin.Bu karışıma tenceredeki sıcak et suyundan 1 kepçe ekleyerek terbiyeyi ılıtın yavaş yavaş kaynayan çorbayla terbiyeyi buluşturun.Tuzunu da ilave edin.Çorbayı 10 dakika daha pişirin. ( koyu olursa kıvamını ayarlamak için kaynar su ya da et suyu ekleyebilirsiniz)
Sos tavasında tereyağını ya da sıvıyağı kızdırın toz kırmızı biber ile karıştırın.(hemen altını kapatın ki iyice yanmasın) Çorbayı servis ederken kırmızı biber sosuyla süsleyerek tatlandırın.

Afiyet Olsun:)

18 Ocak 2010 Pazartesi

Dost Biriktirmek ...

Derya ablamın gözlerini dolmuştu bu paylaşım bir sene evvel :)
bende güncellemek ve unutmamız gerekenleri hatırlatmak istedim,hepinizi seviyorum :)))) Mutlu haftalar diliyorum
buyrun okuyun;


Benim zaman zaman okuduğum ve içimi ısıtan bu hikayemsi yazıyı bu soğuk cumartesi gününde sizlerle paylaşmak isedim umarım beğenirsiniz,sevgili arkadaşlarım buyrun okuyun hepinize iyi hafta sonları diliyorum...

Dostluk nedir?

Herhalde bir gösteriş, birine, aynı cinse, kadınsan erkeğe, erkeksen kadına karşı kendini beğendirme çabası, bir moda, bir gelgeç ruh hali değil... Sempati.. İlgi.. Bağlılık.. Yüceltme.. Taçlandırma... Sorumluluk duyma.. Yürekten algılama. Bakışlarla anlaşma. Ses tonuyla destek verme. Kesintisiz ilişki..

Kayıp olmaz, yitmez. Yoktan var olmaz bir duygu. Bunların hepsi biraraya gelip, zaman içinde gıdım gıdım birikerek dostluğun çimentosunu oluşturuyor. Gazetelerde okuyoruz. TV'lerde seyrediyoruz. Sağda, solda konuşmalarda adı geçiyor: Güzel yemek yeme dostu.. Edebiyat dostu. Türk Sanat Müziği dostu. Çocukların dostu.. Halkın dostu.. Dostluklar nasıl oluşuyor Unuttuk.. Bu hızlı kent hayatı dostluk duygusunu, aklımızdan aldı.. Yüreğimizden çaldı.

Nasrettin Hoca bir Cuma günü camide cemaate namaz kıldırmak üzere ezan okunsun diye bekliyormuş. Bir adam gelmiş. "Hocam" demiş! "Eşeğimi yitirdim..." Hoca da adama; "Şu namazı kıldıralım, senin eşeğin çaresine bakarız" demiş. Hoca namazı kıldırmış, vaazını vermiş ve cemaate dönmüş: "İçinizde hiçbir dostuyla bir bardak çay içip saatlerce konuşmamış, dostuyla sekiz saatlik yürüyüşe çıkıp hiç konuşmadığı halde sıkılmadan yürüyüşünü tamamlamamış ve komşunun kızına kem gözle baktı diye dost bildiği arkadaşını arkadaşlıktan silmiş biri var mı?" diye sormuş. Arka sıralarda saf tutmus, sümsük tipli biri parmağını kaldırıp,"Ben varım Hocam." demiş. Hoca eşeğini yitiren adama dönmüş, "Al bu adamı git, bundan büyük eşek olur mu? Yitirdiğin eşeğin yerine kullanırsın" demiş.

Dostun yoksa... Eşekten farkın ne? Olumsuz düşünür Sokrates'e öğrencileri sormuş: Dostluk nedir? Sokrates de onlara şu yanıtı vermiş; "Çocukluğumdan beri arzuladığım bir şey vardır. Kimi insan atları olsun ister... Kimi insan köpekleri. Kimisi altını, kimisi de şanı, şerefi; bense bir dostum olsun isterim..."

İnsan biriktiren yaratık... Şan, şöhret biriktiriyor... Süper zenginse boğazda villa biriktiriyor. Tablo biriktiriyor. Repoda para kasalarda naftalin kokulu döviz, antika biriktiriyor. Gençse plak, kaset, cd biriktiriyor. Yorgun bir ihtiyarsa namaz niyaz biriktiriyor. Bazıları da Kuledibi'nde Çukurcuma'ya, Üsküdar'da Eskiciler Çarşısı'na, Unkapanı'nda Horhor'a gidip; antika lambalar, cam şişeler, eski koltuklar, tesbihler, tombaklar biriktiriyor. Alimse kitap biriktiriyor. Cahilse kin biriktiriyor. Dost biriktirmeyi içimizde kaç kişi deniyor? Evet, kabul ediyorum , insan birçok kişiyle beraber mükemmel dost olamaz, tıpkı aynı zamanda birçok kişiye aşık olamayacağı gibi... Fakat cinnete düştük. Dost biriktirmeyi unuttuk. İyi halt ettik.


SEVGİLİ DOSTLARIM:

NAZİK OLMAK İÇİN, BİR GÜLÜMSEME BEKLEMEYİN.

SEVMEK İÇİN SEVİLMEYİ BEKLEMEYİN.

BİR ARKADAŞIN DEĞERİNİ ANLAMAK İÇİN,
YALNIZ KALMAYI BEKLEMEYİN.

ÇALIŞMAYA BAŞLAMAK İÇİN,
EN İYİ İŞİ BEKLEMEYİN.

ÖĞÜTLERİ HATIRLAMAK İÇİN,
DÜŞMEYİ BEKLEMEYİN.

DUA'YA İNANMAK İÇİN,
ACILARI BEKLEMEYİN.

YARDIM EDEBİLMEK İÇİN,
ZAMANINIZ OLMASINI BEKLEMEYİN.

ÖZÜR DİLEMEK İÇİN,
DİĞERİNİN ACI ÇEKMESİNİ BEKLEMEYİN.

NE DE BARIŞMAK İÇİN, AYRILIĞI BEKLEMEYİN,

ÇÜNKÜ NE KADAR ZAMANINIZ VAR BİLMİYORSUNUZ...

Alıntıdır...

sahibini bilen yazarsa keyifle eklerim...

15 Ocak 2010 Cuma

Aşure ve Hayırlı Cumalar

Hayırlı cumalar arkadaşlar geçen sene yaptığımız aşurenin fotolarıyla aşure tarifimi paylaşıyorum.Aşurenin son gününde bu sene ki aşuremizin fotosuyla farklı bir yazı paylaşıcam sizlerle :))
geç oldu ama güç olmasın diyor,tarifi ekleyip kaçıyorum.Allah kabul etsin inşallah cümlemizin aşuresini :)
Buyrun tarfimize;
Malzemeler
1 kilo aşurelik buğday
1 kilo kurufasuyle
1 kilo nohut
1/2 kilo pirinç
1 portakal kabugu rendesi ya da küçük küçük doğranmış portakal reçeli
2 adet küçük küçük doğranmış elma
1/2 kilo kuru üzüm
300 gr kuru kayısı
250 gr kuru incir (aşurenin rengini koyulaştırdığı için biz koymuyoruz )
2 - 2.5 kilo toz şeker

Yapılışı:Akşamdan buğdayı büyükçe bir tencereye alıp üzerini 4-5 parmak geçecek kadar su doldurun ve bir taşım kaynatın.Kapağını kapatıp, sabaha kadar dinlendirin. Nohut ve kuru fasulyeyi akşamdan ıslatın.Sabah ayrı ayrı düdüklü tencerede haşlayın.Pirinci ıslatıp biraz haşlayın.Buğday hariç diğer malzemelerin sularını süzün.Haşlanan malzemeleri tencereye alın.Kısık ateşte sık sık karıştırarak aşure kıvamını yakalamak için en az 2 saat pişirin. Kuru üzümüm ve kayısıları tencereye alın haşalayın aşureye sularıyla birlikte ekleyin.20 dakika daha pişirdikten sonra reçelleri ekleyin.Elmaları ilave edip toz şekeri ekleyin, tadını arzunuza göre ayarlayın.10 - 15 dk daha kaynatıp altını kapatın. Aşurenin kıvamını kaynar su ekleyerek zevkinize göre dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.Aşure soğuduktan sonra kaselere paylaştırıp tarçın,ceviz,nar ile istediğiniz gibi süsleyin.

Allah kabul etsin Afiyet Olsun...

Not1:Aşure annemin maharetl ellerinden çıkmadır:))

Not2:Birer kilo olan malzememizin 250 ' şer gr çorba yapmak için ayırdık.Fotosu olmadığı için tarifini yazmıyorum:(İnşallah çektiğim zaman onu yayınlarım.

10 Ocak 2010 Pazar

Tavuklu Salata

Bu salatayı hem severek yaparım hem de yerim:))
Gerçekten çok leziz ,doyurucu bir salata bir öğün yerine geçecek cinsten besleyici :))
Geçelim tarifimize;
Malzemeler
1 küçük demet kıvırcık
2 adet domates
2 adet salatalık
1 - 2 sap taze soğan
bir tutam maydanoz (isteğe bağlı)
2 dilim ızgara veya yağsız tavada pişmiş tavuk biftek
1/2 limon suyu
1 - 2 yemek kaşığı zeytinyağ
tuz

Yapılışı:Bütün malzemeler güzelce yıkanır ve istenilen boyutlarda doğranır.Pişirilen tavuklar orta büyüklükte parçalara kesilir malzemelerin üzerine eklenir.
Limon suyu,tuzu,zeytinyağı ilave edilir.Servise hazırdır:))

9 Ocak 2010 Cumartesi

SUNSHİNE AWARD (GÜNEŞ IŞIĞI ) ÖDÜLÜ

Sevgili Elif ve İşte budur hayat bana bu ödülü göndermiş.
Çok teşekkür ediyorum sizlere:)
Benim de bu ödülü 12 kişiye göndermem ve o kişileri bloğumda yayınlayarak haberdar etmem gerekiyormuş :) buyrun arkadaşlar ;

Disal
Çeşnim
Hansa

Neşe öğretmenim
Düşbançesi
Gönül Abla
Lila ve Mor
Neslihan
Zeyneple
Taze Nane
Candan Tarifler
Mutfak Havlusu

Kızlar hepimizin gönlü ve blogu çiçekler açsın inşallah:)))))