31 Aralık 2008 Çarşamba

YILIN SON GÜNÜ ve MERCİMEK ÇORBASI

Senenin son günü geldi çattı,yarın yeni bir senenin ilk günü,
tarih artık 2009 oluyor
İnşallah yeni sene
barışın
sevginin
kadeşliğin
hoşgörünün
zenginin fakiri unutmadığı
Rabbimize daha da yaklaştığımız
Kansız;hiçbir müslümanın,dünya insanın katledilmediği terörün son bulduğu güzelliklerin ve hayrın senesi olur....



En sevdiğim ve çok güzel pişirdiğim bir çorbadır,mercimek çorbası soğuk kış günlerinin sıcacık lezzeti bol naneli olarak favorimdir yapımı kolay olduğu kadar lezzeti harika olan bu çorba tarifini yılın son soğuk gününde sizlerle paylaşmak istedim geçelim tarifimie;

Malzemeler
2 su bardağı kırmızı mercimek
1 adet orta büyüklükte soğan
1 çorba kaşığı tereyağı
1/2 çay bardağı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı pulbiber
1 çay kaşığı karabiber
1 yemek kaşığı nane (ben bol naneli severim..)
yeterince vegeta veya tuz
5 su bardağı et suyu ( yoksa 1 adet et bulyon ilave edebilirsiniz)
6 su bardağı su ( bulyon kulanıyorsak 5 bardak su ilave edilmeli)

Yapılışı:Kabuklarını soyup,yıkadığımız soğanları rondada ya da elde yemeklik doğruyoruz,bir tencereye sıvıyağını,doğradığımız soğanları ,et suyu ve nomal suyu ,ayıklayıp yıkadığımız ve süzdüğümüz mercimeği,ekleyip tencerenin kapağını yarım kapatalım.Açık ateşte bir taşım kaynattıktan sonra kısık ateşte mercimekler yumuşayana kadar pişirip ,bir tavada tereyağını eritelim naneyi,karabiberi ve pulbiberini ekleyerek sosumuzu hazırlıyalım,tuzunuda ekleyip pişen çorbamıza ilave edip karıştıralım,sos tavasının içine bir kepçe çorbamızdan ekleyip karıştıralım ve tencerenin içine ilave edip 2-3 dk daha kaynatalım,(koyu olursa su ilave edebilirsiniz..)altını kapatalım.
10 dk.dinlendirip,sıcak sıcak bol limonlu ve karabiberli servis yaptım...
Afiyet olsun...
sade süzmeden hazırladığım bu çorbaya ailecek bayılırız biz sevmeyen yoktur heralde

29 Aralık 2008 Pazartesi

HİCRİ YILBAŞIMIZ HAYIRLI OLSUN..



Arkadaşlar 29 aralık pazartesi günü Hicri Yılbaşımız ;
Yani Muharrem ayının ilk günü,

Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiul-evvel ayının on ikinci Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu. 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların Şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, Kameri yıl başı oldu. Muharrem ayının birinci gecesi Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir.

Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermeli. Saygı göstermek, günah işlememekle olur. Zilhiccenin son günü ve Muharremin birinci günü oruç tutan, o yılın tamamını oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu.

İslamiyet’ten önce Araplar, Muharremde harp etmek isteyince, o yıl Muharrem ayının ismini, sonraki aya korlar, sonraki ayın ismini, Muharrem ayına takarlardı. Böylece, haram ay, Muharremden bir sonraki ay olurdu.

(Bir ayın haramlığını başka aya geciktirmek, ancak kâfirliği arttırır. Kâfirler, böylece sapıtıyorlar. Onlar, Allah’ın haram kıldığı ayların sayılarını denk getirmek için, haram ayı bir yıl helal edip, başka yıl onu yine haram ederler. Böylece, Allah’ın haram kıldığını helal kılmaya çalışırlar) mealindeki Tevbe suresinin 37. âyet-i kerimesi, ayların yerlerini değiştirmeyi yasak etti.

Kıymet verilen dört aydan biri
Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kur'an-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biridir. (Tevbe 36)

Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi Cuma’dır.) [Deylemi]

(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allahü teâlânın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.) [Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai]

(Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut. Çünkü o, Allahü teâlânın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, O günde Allahü teâlâ geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder.) [Tirmizi]

Nafile ibadetlerin sevabına kavuşabilmek için, ehl-i sünnet itikadında olmak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek, farzları kusursuz yapmaya çalışmak, o ameli ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır.

Arkadaşlarım bu bilgilerden faydalanır ve o günü kıymetine göre değerlendirenlerden olursak çok sevinirim.


SEVGİLERİMLE İYİ YILLAR ...

26 Aralık 2008 Cuma

CUMA GÜNÜNDE DUA...




Cuma Gününde Duâ;


Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-dan rivâyet olunduğuna göre Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz Hazretleri buyurmuşlardır ki:

"Cum'a gününde bir saat vardır. Allah'ın kullarından bir müslim namazda ve kıyamda iken Allah Teâlâ'dan niyâz ile bir şey isteyip duâsı o saate tesadüf ederse Allah teâlâ Hazretleri o kimsenin dileğini verir." Böyle buyurduktan sonra mübarek küçük parmağının ucuna işaret buyurdu. (11)

Cum'a gününün içindeki saat, küçük parmağına nisbetle parmağın ufak ucu ne kadar ise, güne nis-betle o kadar az bir müddetdir ki o saat içinde her halde duâ müstecâb olur demektir.
Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri:

- 'Cum'a günü, ibâdet ve ezkâr ile mü'minle-rin kalbi mesrûr olacak bir bayram günüdür' (12) buyurmuşlardır.

-"Size bir sûre haber vereyim mi ki, azameti semâ ile arz arasını doldurmuş, onu yetmişbin melek teşyî' etmiştir? O sûre Kehf süresidir. Kim cum'a günü bu sûreyi okursa Allah onu öteki cum'aya kadar bu sûre ile mağfiret eder, sonunda üç gün de ziyâdesi vardır. Ve semâya ulaşan bir nûr verilir ve Deccal'in fitnesinden muhafaza edilir. Yatacağı vakit bu sûrenin sonundan beş âyet okuyan hıfz olunur ve gecenin istediği vaktinde kaldırılır." (13)

"Ey Rabbim! Perşembe günü ümmetimin erkenden yaptığı işleri bereketli kıl." (14)

Hadîsin şerhinde deniliyor ki, bugünün evvelinde bir ihtiyacını tedarik etmek, nikâh akdetmek ve bunun gibi mühim işler sünnettir.

"Cum'a gününde; Yani perşembeyi cumaya bağlayan gece iki rek'at namaz kılıp Fâtiha'dan sonra onbir defa Zilzâl Sûresini okuyan kimseyi Allah Teâlâ kabir azâbından ve kıyâmet korkularından emin kılar. " (15)

"Şu duâ ile cum'a günü herhangi bir saatte dua edilirse sâhibine muhakkak icâbet olunur." (16)

"Cum'a gününde bir saat vardır, mü'min bir kul namazda duâ ederken Allah 'dan bir şey ister ve o saate denk gelirse Allah muhakkak ona icâbet eder. Ashab-ı kirâm: 'Bu saat hangi saatdir yâ Resûlellah" dediklerinde: "İkindi namazı ile güneş batması arasındaki vakittir." buyurdular.

"Cum'a namazından sonra daha oturduğu yerden kalkmadan yüz defa

diyen kimsenin yüzbin günâhını, ana ve babasının da yirmidörtbin günâhını Allah mağfiret eder." (17)

kaynakça;
(11) bk. el-Ezkâr, 80; Buharî, Deavât, 61.
(12) el-Câmi'u's-Sağîr.
(13) bk. Tuhfetü'z-zâkirîn, 269
(14) Tirmizî, Ticâret, 41.
(15) Râmûzü'l-ehâdîs, 427 (Deylemî'den)
(16) el-Cami'u's-Sağîr.
(17) Buharî, Deavât, 61.

25 Aralık 2008 Perşembe

KÖZLENMİŞ PATLICANLI KIRMIZIBİBER SALATASI ve TAVUK,KÖFTE İKİLİSİ



Hakkım olan eti hem tavuk hem köfte olarak yeme isteği duyunca yarı yarıya yemeye karar vermem sonucu böyle bir menü hazırladım kendime,
bir dilim ekmek ve közde yoğurtlu patlıcan kırmızıbiber salatası eşliğinde afiyetle yedim:))
Evde annemin yoğurduğu köfteye (ekmeksizken) bir dilim kepek ekmeği koyarak kendim için şekil verdim ve teflon tavada iyice pişirdim (tavada piştiği halde kıyma olduğu için fazla kurumuyor),1/2 çay badağı kaynar suyun içine avuç içi büyüklüğünün yarısı kadar göğüs etini,kekik,pulbiber,tuz ilavesiyle beraber suyunu çekene kadar pişirdim ( yağsız tavada kuru oluyor).

KÖZLENMİŞ PATLICANLI KIRMIZIBİBER SALATASI
Malzemeler
1 su bardağı yoğurt
2 adet küçük boy közlenmiş kırmızıbiber
1 adet büyük boy közlenmiş palıcan
bir tutam ince kıylmış maydanoz
1 tatlı kaşığı sıvıyağ
1/4 limon suyu
1 adet domates
tuz,pulbiber(isteğe bağlı...)

Yapılışı:Patlıcan ve kırmızıbiberler ocağın üzerinde veya fırında közlenir,poşetin içine alınır (rahat soyulması için) kabukları temizlenir ve istenilen büyüklükte doğranır.Maydanozu,baharatları,yoğurdu,limon suyu ve sıvıyağı da eklenir iyice karıştırılır.Servis tabağına alınır,
dilimlenmiş domates ve maydanozla süslenir ve
afiyetle yenilir...
Benim bir vakit yediğim akşam yemeği menüm böyleydi işte...

24 Aralık 2008 Çarşamba

KIYMALI MANTAR



Bu lezzetli kıymalı mantarı,Papatya prenses,Hilal ve teyzelerim iftara geldiğinde yapmış ve afiyetle yemiştik.Yazmak bugüne kısmet oldu,
uzatmadan geçiyorum tarifime;

Malzemeler
1/2 kilo kültür mantarı
2 adet orta boy soğan
2 adet domates
1 yemek kaşığı domates salçası
100 -150 gr kıyma
1/2 tatlı kaşığı vegeta ya da tuz
1 çay kaşığı pul biber
1/2 ya da 1 çay bardağı kadar sıvı yağ (nasıl isterseniz,hiçde koymayabilirsiniz içinde kıyma olduğu için(öhö öhö öhö sen nelere kadirsin doktorum ...)

Yapılışı: Mantarlar iyice yıkanır ve doğranır,limonlu suya alınır.Soğanlar ince ince kıylır,yağ ile beraber kavrulur,kıyması eklenir biraz daha kavrulur.Mantarlar,salça,baharatlar ve domateslerde küçük küçük doğranıp tencereye alınır 1 - 2 dk çevrilir,2 çay bardağı su ilave edilir,kaynayana kadar harlı,kaynadıktan sonra kısık ateşte,suyunu çekip mantarlar yumuşayana kadar(yaklaşık 20 - 25 dk ) pişirilir.
Sıcak sıcak afiyetle yenilir...
NOT1::)) Bu tarifim Mantar delime ithaf edilmiştir:))
NOT2:Ben zamansızlıktan limonlu suda bekletmedim,karardı mantarlarım siz bekletin ama:))

23 Aralık 2008 Salı

CİPS TAVUK ve ETLİ KARA LAHANA SARMASI


Şevval soframdan iki tarifim;

Cips Tavuk
Malzemeler

1 kilo derisiz baget veya fileto göğüs, ya da kuşbaşı tavuk eti (hangisi varsa:)))
50 gr baharatlı mısır cipsi ya da kahvaltılık mısır gevreği
1 kutu krema
1 yemek kaşığı hardal
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı pul biber

Yapılışı:Tavuk etleri derilerinden temizlenip,yıkanır.Fırın tepsisinin içine alınır,krema,hardal,baharatlar ilave edilir iyice karıştırılır güzelce (baget ya da göğüs kullanıyorsak sırayla yan yana,kuşbaşı tavuk kullanyorsak ince bir tabaka halinde) tepsinin içine yerleştirilir.Üstleri elimizle ufaladığımız cipslerle kaplanır önceden ısıtılmış 150 derece fırında pişirilir( yaklaşık 30 dk )
Sıcak sıcak afiyetle yenilir...

Etli Kara lahana Sarması
Malzemeler

Yarım kilo iri yapraklı kara lahana
150 gr minicik kıyılmış dana eti ya da kıyma
2 yemek kaşığı domates + biber salçası
2 adet orta boy kuru soğan
1 su bardağı pirinç
1 çay bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
1/4 demet incecik kıyılmış maydanoz
1 çay kaşığı pul biber
1 diş sarımsak
bir iki parça kemik ( haşlanmış ,(ufak ufak kırılmış olursa daha iyi olur )

Yapılışı:
Et kullanıyorsak az su ile et pişirilir ve bir kabın içine alınır (kıyma kullanıyorsak kıyma alınır) ,ince ince kıyılmış soğan,sarımsak,salçalar,maydanoz,baharatlar,pirinç ilave edilir ve iyice yoğurulur.Bir tencerenin içi su ile doldurulur,içine biraz tuz atılır kaynayan suda lahana yaprakları (her yaprak içim 40 saniye ile 1 dk kadar,fazla haşlarsak sarmalarımızı saramayız lahana yaprakları parçalanır ) haşlanır,soğuduktan sonra birkaç karalahana yaprağı tenceremizin altına yerleştirilir, üzerine önceden haşladığımız kemikler dizilir,yaprakların büyüklüğüne göre bazıları ikiye (Bıçak ile yaprakların orta sert kısmını kesip çıkarın ve bu kısımları, yemegin dibinin tutmaması için tencerenin dibine yan yana dizin ) kesin.Yaprağın ince kısmına iç malzemeden koyun,önce üst kısmı asağıya dogru katlayın,sonra iki yanları kapatın ve asağıya dogru sarın.Sardığınız sarmaları tencerenin içine yan yana dizin,Arada boşluk bırakmayın.
Pişerken sarmaların açılmasını önlemek için üzerini pasta tabağı ile kapatın, Sarmaların üzerini örtecek kadar suyun içine domates salçasını,limon suyunu,tuzunu,yeteri kadar yağını koyun, karıştırıp tencerenin kenarından içine boşaltın,kısık ateşte 30 dakika kadar pişirin,arada suyunu çekip çekmediğini kontrol edin,gerekirse az miktar daha sıcak su ilave edin ( pirinçler pişene kadar)
Lahana Sarması piştikten sonra üzerindeki tabağı çatal yardımı ile kenardan kaldırıp alın,tencerenin kapağını kapatın, 5 dakika kadar dinlendirdikten sonra
sıcak sıcak servis yapın...
Afiyet olsun :))

Not:Kemiğin tadı sarmalara geçtiği için süper bir lezzet katıyor, özellikle etli karalahana sarması yapılıyorsa kemik koymanızı şiddetle tavsiye ederim ...

22 Aralık 2008 Pazartesi

DOST SOFRAMIZ...

Bu şirin sofrayı Papatya Prensesim ,Hilal ve teyzelerim (kızların anneleri)bize Şevval iftarına geldiğinde hzırlamıştım,
afiyetle yemiş ve memnun kalmışlardı.
Papatyam da gelirken Haşhaşlı muffin yapıp getirmişti pek beğenmiştik doğrusu :))


Menüm;
*Domatesli şehriye çorbası (link veremiyorum bir sorun var galiba,sinir oldum )
*Pirinç pilavı
*kıymalı mantar
*Karalahana sarması
*Cips tavuk
*Karalahana diblesi
*Yeşil salata
*Zeytinyağlı pırasa
*Ev yapımı yeşil kırma zeytin
*Acı biber turşusu
*İncir reçeli
*Kabak tatlısı
*Haşhaşlı muffin (papatya prenses tarafından getirilmiştir
:))

Bu lezzetlerin resimleri olanlarının tariflerini önümüzdeki günlerde,vereceğim inşallah...

20 Aralık 2008 Cumartesi

SEYHAN TATLISI (PASTANE ŞEKERPARESİ)


Güzel bir hafta sonu diliyorum hepinize arkadaşlar ve geçiyorum tarifime;
Malzemeler
18-19 yemek kaşığı un
1 kaşık irmik
3 yumurta + 1 yumurtanın sarısı
3 çay bardağı toz şeker
3 çay bardağı sıvıyağ
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Şerbeti için;
5 bardak şeker
5 bardak su
1/2 limon suyu
Yapılışı:Yoğurma kabının içine yumurta kırılır, şeker ve sıvıyağ eklenerek iyice karıştırılır.İrmiği,unu, vanilya ve kabartma tozuda eklenir güzelce yoğurulur ,ele çok fazla yapışıyorsa 1 kaşık daha un ilave edilir (kıvamı ne çok sert ne çok yumuşak olmalı,orta kararda kulak memesi kıvamında ) hamurdan cevizden büyük parçalar koparıp, elinizde yuvarlayın,oval (yassı mekik gibi) şeklini verip yağlanmış tepsiye dizin,(isterseniz yuvarlakta yapabilirsiniz size kalmış )üzerine yumurta sarısını sürüp çatalla her tatlının üzerini boydan boya çizin,önceden ısıtılmış 150 derece fırında pişirin.
Şerbeti için şeker ve suyu kaynatın,altını kapatmaya yakın limon suyunu ekleyin.Bir taşım daha kaynatıp altını kapatın (tatlıyı yapmadan evvel şerbeti kaynatın,soğuması için kenara alın) Fırından çıkardığınız tatlıların ilk sıcağı çıkınca üzerine hazırladığınız şerbeti dökün(Tatlı sıcak şerbet soğuk olacak) şertbetini çekince hindistan cevizi ya da toz fıstıkla süsleyerek servis edebilirsiniz...
Afiyet olsun...

NOT1: Klavyem kafayı yedi çift çift basıyor harfleri tarifi yazmak uzun sürdü bir yaz bir düzelt sözcükler hatalıysa kusura bakmayın (lüıtrfan) Lütfen :))

NOT2:Sonunda bayram tatlımı paylaştım sizlerle,bir haftadır yazıcam kısmet olmadı bir türlü Papatya Prensesim kızıyordu bana :))

19 Aralık 2008 Cuma

HAYIRLI CUMALAR*** EVİNİZ ve SİZİN İÇİN PÜF NOKTALARI...


(Bu resim çok hoşuma gitti...)


Cumamız mübarek olsun,Rabbim hepimizin cuma saatinde ettiği duaları kabul etsin arkadaşlar,gerçekten bazılarını hiç duymadığım ,bazılarını ise sık sık uyguladığım püf noktalarını bu güzel cuma sabahında sizlerle paylaşmak istedim umarım sizlerde seversiniz ben eğlendim ve güldüm okurken buyrun sizde okuyun;




1) Gözlügünüzün vidasi çok çabuk çikiyorsa vidayi takmadan önce,vidanin girecegi delige renksiz oje damlatin.Vidayi öyle takin.

2) Satin aldiginiz ayakkabilar ayaginizi sikiyor ise onlari bir kaç dakika buhara tutun.

3) Makasinizi bilemek istiyorsaniz, zimpara kagidi kesin.

4) Halidaki sigara yaniklarindan,­ yanik­ y­er­ler üzerinde zimpara kagidi ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.

5) Mobilyalarin yerlerini degistirdiginizde halilarin üzerinde iz birakir.Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin.Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin.Izden eser kalmadigini göreceksiniz.

6) Fermuarli giyeceklerinizi çamasir makinesine koymadan önce kapali olup olmadigini kontrol edin.Açiksa zedelenebilirler.

7) Üst üste koydugunuz bardaklar yapisip çikmiyorsa bir legenin içerisine koyun.Üstteki bardagin içerisine buz koyup legenin içerisine yavas yavas sicak su koyun.Bardaklari n kolayca çiktigini göreceksiniz.

8) Satin aldiginiz plastik ve cam esyalarin üzerine yapistirilan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin.Bir bez ile ovalayip yikayin.Üzerinde hiç bir leke ve çizilme olusmayacaktir.

9) Ütü yapmayi kolaylastirmak ve süreyi azaltmak için ütü masasinin kilifinin altina alüminyum folyo koyun.Sicagi geri yansitacagindan ütü yapmak daha kolay olacaktir.

10) Bez pabuçlarin temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçlari bir yastik kilifinin içerisine koyun.Kilifin agzini kapayin ve çamasir makinasinda yikayin.Yeni gibi olacaklardir.


11) Buz kaliplarinizi su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon ve dilediginiz meyve parçaciklari yerlestirirseniz dekoratif buzlar elde etmis olursunuz.

12) Eger ayaklariniz çok isinip sisiyorsa onlari saatlerce sicak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayin.Bileklerini z ve ayaklariniz sismeyecektir.
13) Eger ayaklariniz çok hassas ise,sicak havalarda sikayetleriniz artiyorsa,her sabah bir kaç damla zeytinyagi ile ovalayin.

14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yikamada bir gece soguk suyun içerisnde bekletin,sonra yikayin,çekmeyeceklerd ir.

15) Dirsek ve topuklarinizin sertlesmesini istemiyorsani z,bir dilim limon ile ovun.Böylece yumusacik olacaklardir.

16) Yeni bir tava satin aldiginizda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatin.Bu islem ilerde kizartmalarinizi n tavaya yapismasini önleyecektir.

17) Cevizle dost olun.Içindeki yag beyin hücreleri için çok yararlidir.Kan sekerini düsürdügü için seker hastalarina da uzmanlar tarafindan tavsiye edilir.

18) Duvariniza çivi çakacaginiz zaman isaretlediginiz yerin üzerine çapraz bant yapistirin.Çiviyi öyle çakin. Böylece duvarin alçisini çatlatmamis olacaksiniz.

19) Kizartma yagini bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanilir durumda olup olmadigini anlamak için kizgin yagin içerisine bir dilim ekmek atin.Ekmekte kara lekeler olusmuyorsa kullanabilirsiniz.

20) Cevizlerin kabuklarini kolayca açabilmek için onlari bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin.Böylece içleri de dagilmayacaktir.


21) Unlarinizin böceklenmemesi için,un kavanozunun içerisine bir adet defne yapragi koyun.

22) Firinda patates yapmadan önce,10-15 dakika haslayin ve çatal ile delin.Daha kolay pisecektir.

23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanin içerisine bir adet elma koyun.8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüsmesini önler.

24) Kullanilmis limon kabuklarini rendeleyip seker ile karistirin.Kavanozun içerisinde buzdolabinda uzun bir süre saklayabilirsiniz. Böylece pasta yaparken elinizin altinda hazir bulunur.

25) Kabarik bir omlet yapmak istiyorsaniz, bir çorba kasigi suyun içerisine bir çay kasigi misir unu karistirin. Hazirladiginiz karisimi yumurtaya ilave edin.Böylece kabarik bir omlet yapmis olacaksiniz.

26) Sarimsaklarinizi her zaman elinizin altinda hazir bulundurmak istiyorsaniz kabuklarini soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyagi koyarak muhafaza edebilirsiniz. Ayrica bu yag yemeklerinize, salatalariniza ayri bir lezzet katacaktir.

27) Peyniri kolay rendelemek için,15 dakika buzlukta bekletin.

28) Bisküvileriniz yumusamissa onlari birkaç dakika firinlayin.

29) Çekmeceleri içini bosaltmadan temizlemek istiyorsaniz, elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.

30) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman üzerine koydugunuz baharatlardan içine de koyun.Böylece daha lezzetli olur.


31) Domates salçaniz çok eksi ise içerisine bir havuç rendeleyin.Havuç ,salçanizi tatlandiracakti r.

32) Mantarlarin daha lezzetli olmasi için pisirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun,5 dakika bekletin.Daha sonra pisirin.

33) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman bir limonu ikiye bölün,yarisini tavugun üzerine bastirarak iyice sürün.Diger yarisini ise tavugun içerisine yerlestirin.Tavug unuz nar gibi kizaracaktir.

34) 2 Çorba kasigi yogurdu,sulandi rilmis 1 çorba kasigi salçayi ve birazda zeytinyagini derin bir kabin içerisinde karistirin.Firina koymadan önce tavugun her tarafina sürün.Çok daha lezzetli olacaktir.

35) Hazirladiginiz kekin ortasina malzeme koyacaginiz zaman biçak ile kesmenize gerek yok.Dikis ipligini kekin etrafina gerip dikkatlice çektiginiz zaman düzgün bir sekilde kesildigini göreceksiniz.

36)Hazirladiginiz kekin,firinda pisirirken çökmemesi için hamuru kalibi ile birlikte firina koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.

37) Pisirdiginiz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme seker ya da limon suyu koyun.

38) Hazirladiginiz omletin tavaya yapismamasi için,önce tavayi ocaga koyup iyice isitin sonra yagi döküp kizdirin.Daha sonra karisimi tavaya alin ve ocagin altini kisin.

39) Kesilmis ve açik havada kalmis sogan zararlidir.Kullanmadiginiz soganparçalarini saklamayin.

40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazirladiginizda onlardan bir miktarini buz kaplarina yerlestirin.Kokteyll erin içerisine bunlari kullanin.Böylece sulanip tatlarini kaybetmeyeceklerdir .


41) Kuru soganlari kese kagidina sardiktan sonra buzdolabinin sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasini önlemis olursunuz.

42) Kizarttiginiz tavugun tekrar isittiginizda lezzetini kaybetmesini istemiyorsani z tavuk parçalarini bir süzgece koyun.Tencerenin içerisinde su kaynatin ve süzgeci üzerine oturtun.Buharda isitilan tavuk lezzetinden hiçbir sey kaybetmeyecektir.

43) Satin aldiginiz kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayin.

44) Evde pasta yaparken kullandiginiz meyve sekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsani z hazirladiginiz hamura bir miktar misir unu ilave edin.Meyveler piserken sulari yogunlasir ve dibe çökmezler.

45) Kek kalibinizin içine hamurunuzu dökmeden önce ortasina bir serit alüminyum folyo koyun.Böylece kekinizi pisirdikten sonra kolayca çikartabilirsiniz. ( bu pek sağlıklı değil yağlı kağıt koyalım biz...)div>
46) Sogan,sarimsak kesmeden önce parmaklariniza limon suyu sürerseniz,istemedig iniz kokulardan kurtulmus olursunuz.

47) Kizartma kokularinin bütün eve yayilmamasi için yagin içerisine 1-2 dal maydanoz atin.

48) Lambalarinizin üzerine kullanmadiginiz kokularinizdan veya biraz vanilya sürerseniz,lambalari nizi yaktiginizda mis gibi koku yayilacaktir.( Fazla sürmeyin.)

49)Parfümü bitmis küçük parfüm siselerini atmaya kiyamiyorsaniz onlari çamasir dolabiniza koyun.Böylece çamasirlarinizin hos kokmasini saglarsiniz
<
Alıntıdır...

17 Aralık 2008 Çarşamba

BÜRYAN ( Mişmeoriz)

Bayram,ziyafet,iftar sofralarımızda başı çeken bir lezzet,yiyenler tadına doyamaz, bizim evde sık sık yapılır gra tavasının yanına mutlaka yapılır birbirini tamamlayan iki lezzettir çünkü onlar:))
Eskiden bu pilavda kuzinede pişermiş miss gibi, parça etlisini de yapabilirsiniz (malum kurban etleri bol şimdi),etliside süper olur neyse geçelim tarifine;

Malzemeler
4 adet tavuk butu
4 bardak tavuk suyu ,2 bardak su
1 -2 tatlı kaşığı vegeta ya da tuz
1 çay kaşığı karabiber
2 orta boy soğan
3 bardak pirinç
4 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı tereyağ (istenirse konmaya bilir, sıvı yağ kullanmadan, sadece tereyağ ile de hazırlanabilir)


Yapılışı:Tavuk butları ikiye bölünerek (bütün tavuk kullanıcaksak 6-7 parçaya bölünerek) tencerede haşlanır,soğanlar incecik kıyılır, sıvıyağ ile birlikte 40-50 cm çapında bir fırın tepsisinde kavrulur,pirinçleri ve tereyağ (salçalı yapılacaksa salçası ya da domateside bu aşamada) ilave edilip kavrulmaya devam edilir. 4 bardak tavuk suyu+2 bardak su ( göz kararı tepsinin üzerine çıkana kadar tavuk suyu+normal su şeklinde de ayarlanabilir) ılık şekilde dökülür bir taşım ocak üstünde kaynatılır ,pirinçlerin üzerine tavuklar yarısı pirince gömülür şekilde yayılır, önceden 200 derecede ısıtılmış fırına verilir. Tavuklar kızarmış, pirinç suyunu çekmiş olduğu zaman (yaklaşık 30 dakika) ,(pirincin pişip pişmediği çatal yardımıyla kontrol edilmeli ve gerekiyorsa tavuk suyu ilave edilmelidir...) fırından çıkarılır.
Sıcak sıcak afiyetle yenilir....

Not: İstenirse domatesli ya da salçalıda yapılabilir,sadesi gibi salçalısı da lezzetli olur:))

16 Aralık 2008 Salı

GRA TAVASI (FIRINDA KURUFASULYE)

Aslında bugün tatlının tarifini vericektim ama içimden bunu yazmak geldi yazdım ....
Bu resim Ramazandan... Bu resim bayramdan...



Malzemeler
750 gr kurufasulye
bir iki parça ince doğranmış memleket pastırması ( oda sıcaklığında tuzlanarak kurutulmuş et ) veya100 gr kıyma ya da 150 gr kuzu kuşbaşı
2 yemek kaşığı domates salçası
1.5 yemek kaşığı biber salçası
1/3 su bardağı sıvı yağ
3 adet orta boy yemeklik doğranmış soğan
2 tatlı kaşığı vegeta ya da tuz
1 tatlı kaşığı acı pul biber
yeterince su


Yapılışı:Bir gece evvelden ıslattığımız fasulyeyi sabah, bir taşım kaynatarak haşlıyor ve suyunu döküyoruz.Düdüklü ya da normal tencerede soğanlarımızı,yağ ile beraber kavuruyoruz,etimizide ekleyip kavurmaya devam ediyoruz,suyunuda ekleyerek eti pişiriyoruz.Fasulyeleri,salçaları,baharatını ve suyu ilave ederek yarım saat kadar pişiriyoruz.Fırın tepsimizin içine pişirdiğimiz kurufasulyeyi döküp 150 derecede önceden ısıttığımız fırında üzeri kabuk bağlayıp,suyunu çekene kadar pişiriyoruz.

Sıcak sıcak afiyetle yiyiyoruz...


Not1: Eskiden (babannemler) fasulyeyi haşayıp,etini soğanını kavurup ;salçasını,baharatını suyunu ilave eder (ocakta tekrar pişirmeden ) VORBAYA (toprak tava ya da güveç) döker ve saatlerce kuzine sobanın içinde pişirirlermiş, (ee yanındada miss gibi bir ev ekmeği birde turşu ) lezzetine lezzet katar tabii böyle bir pişirme
odun ateşinde misss gibi...
Not2:Yemeğin isminin yazılışında hata olabilir ,babama sorup akşama düzeltirim (eğer hata varsa...)

15 Aralık 2008 Pazartesi

BAYRAM İKRAMLARIM....

Seyhan tatlısı (pastane şekerparesi) Bu tatlıyı halamın kızı çok güzel yapardı biz o yüzden bu şekerpare türüne onun ismini verdik sülalece....
Annelerimizin tarif defterleri hep böyledir gerçi,yenilen ve tarifi alınan lezzet yapan kişiyle özleşir tarif defterinde kolay hatırlamak için:)) ...
PRENSES SOSLU ISLAK KEK






Zeytinyağlı Yaprak Sarma





Benim bayramlık ikramlarım böyleydi, kekin ve sarmanın tariflerine linkleri tıklayarak ulaşabilirsiniz ,tatlının tarifinide vericem inşallah,
şimdi biraz işim var....




13 Aralık 2008 Cumartesi

BAYRAM LEZZETLERİ ve ŞEHRİYELİ TAVUK SUYU ÇORBASI

İnşallah hepiniz güzel bir bayram ,sevdiklerinizle mutlu vakit geçirmiş ve bol bol gülmüşsünüzdür arkadaşlar,çok şükür bizim bayramımız güzeldi Rabbim tekrarını nasip etsin hepimize seneyede bayram yemeklerimizle burda birlikte olmak nasip olur inş.
BİZİM EVDE BAYRAM ve DOMATESLİ ŞEHRİYE ÇORBASI isimli yazımda bahsettiğim gibi bizim evde bayram sabahı aşağıda gördüğünüz lezzetler ve salatayla beraber afiyetle yenildi,annemin ellerinden çıktı üçüde...
Büryanımızda kullandığımız tavukların suyundan hazırladığımız miss gibi şifa kaynağı çorbamız... Malzemeler
1 adet kemikli tavuk göğsü (1 litre kadar tavuk suyna ihtiyacımız var ...)
1/2 kase yıldız şehriye (büyükçe bir kase)
1 limon suyu
1 yumurta
4 yemek kaşığı yoğurt
2 yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı tuz
1çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı pul biber
1 - 2 yemek kaşığı kadar sıvı yağ (tavuğun suyuda yağlı olduğundan yeterli)

Yapılışı:Tavuğumuzu tenceremize alıp içini yarıdan biraz fazla suyla doldurup bir soğanıda dörte bölüp içine atarak haşlıyoruz ve suyunu ayrı bir tencereye alıp içine şehriyesini ,tuzunu,baharatlarını ilave edip şehriyeler yumuşayana kadar pişiriyoruz.Başka tarafta limon suyunu,unumuzu,yoğurdu ve yumurtayı, bir kepçe çorbamızın suyundan da ekleyerek iyice çırpıyoruz,yavaş yavaş hazırladığımız meyhaneyi çorbamıza yedirip,(bu aşamada bizim gibi tavukları başka yerde suyunu başka yerde kullanmayıp,çorba için özel tavuk haşlamışsanız tavuk etini didip içine ilave edebilirsiniz) beş dakika daha kaynatıyoruz.
Çorbamız hazır soğuk kış günlerinde ,sıcak sıcak afiyetle içiyoruz..
tam bir kış çorbası laf aramızda pekde özlemişim yani böyle miss çorbaları


*Büryan (fırında pilav) ve memleket pastırmalı gra tavası (fırında fasulye) * (tarifleri yakında)












8 Aralık 2008 Pazartesi

BUGÜN BAYRAM.....



Bugün Kurban bayramı,(et bayramı değil oldum olası çok kızarım böyle söyleyenlere )
hergünümüz bayram tadında,huzurunda,keyfinde geçsin,
sevdiklerimizle ve ailemizle nice bayramlara kavuşmayı Rabbim hepimize nasip etsin,
bayramı hakkıyla geçiren kullardan olmayı nasip etsin Rabbim,
birliğin,beraberliğin,barışın,sevginin,en önemlisi PAYLAŞMANIN önde olduğu bir bayram geçirmek nasip olsun bizlere,

Bayramlar farlı manevi havanın estiği,huzurla dolduğumuz,
dualarımızn kabul olunduğu mübarek günlerdir,
güleryüzü ve tatlı sohbeti elden bırakmayalım neşe içinde olalım ve bol bol dualaşalım dualarınızda olmak duasıyla ...


Hayırlı bayramlar bayramımız mübarek olsun arkadaşlar,

bayramdan sonra görüşmek üzere
şimdi bayram ziyareti yapma zamanı :))
kendinize çok iyi bakın...

7 Aralık 2008 Pazar

BİZİM EVDE BAYRAM ve DOMATESLİ ŞEHRİYE ÇORBASI

Bugün arefe,bayram için alışverişle,temizliğimizin son rütüşlarıyla,tatlılarımızı,sarmalarımızı,böreklerimizi yapmakla uğraştığımız telaş içinde olduğumuz ,küçük hediyeler aldığımız kısacası koşturup durduğumuz bir gün
arefeye kavuşturan Rabbim hayırlısıyla bizleri bayrama kavuştursun...

En çok bayram sabahlarını severim,babamın camiden ve kabristandan gelmesini (elinde sıcak ekmek ve gazete ile) beklemek,hazırlalıklarla uğraşmak sofrayı kurmak bayram sabahları GRA TAVASI,TAVUK SUYUNA ÇORBA ve BÜRYANI salata eşliğinde yeriz biz sanki bayram olduğunu bunları yerken anlarım,normalde kahvaltıda yemek yemeyi hiç sevmem ama bayram sabahı yemek yemezsek sanki bayramın tadına varamıycam gibi gelir bana alışkanlık olmuş :))


Çok eskiden babannemlerin bahçesinde koca bir masa kurup kahvaltı edermiş annemler
edermiş diyorum çünkü o zamanlar ben birbuçuk yaşındaymışım,amcamlar ve halam bekarmış o zamanlar onlar evlendikten sonra aile iyice büyüdüğü için bu güzel adeti kaldırmış bizimkiler:))

Yedi sekiz sene evveline kadar annenemlerle altlı üstlü oturduğumuz için bayram kahvaltısını beraber ederdik çok severdim o sofraları ve bayramlaşmayı ,şimdi babannemlerle altlı üstlü oturduğumuz için ilk babannemin elini öpmeye gidiyoruz ordan annaneme sonrada karşıya halamlara geçeriz. Halamlarda bütün kuzenler birarada oluruz orda çok keyifli olur çok, bir bayram klasiği olarak ya kurufasulye-pilav ya da nohut- pilav ikilisini halamın harika ötesi turşusu eşliğinde afiyetle yeriz,ablamlara uğrarız sonra (halamın dört kızı varda ) tatlımızı yemeye,birinde tatlı birinde çay en zor olanıysa eve dönüş köprü trafiği malum...
Akşam annaneme tekrar geçeriz,börekler,çörekler,birbirinden güzel yemekler hazır bizi bekler orada...



Eskiden harçlık alırdık,şimdilerde oda kalktı büyümenin zararları :)) baştan aşağıya giyinmekde yok artık çocukken çifter çifter alırdı elbiseleri annem saçımıza kurdelede takardı,elbiseme uygun,özledim ben kurdelemi üç kız kardeş akşam hazırlardık giysilerimi koltuğun üstüne dizer ,misler gibi banyodan sonra huzurla uyurduk,sabahı düşleyerek o zamanlar sanki dahamı keyifkiydi bayramlar hayır,biz keyifliydik çocuktuk galiba ondan her yıl biraz daha olgunlaşmak ve bazı şeylerin farkına iyice varmak değiştiriyor bayramın tadını olsun ama yinede güzel bayramlar...

Bizim ziyaretlerimiz,bize gelenler derken geçer gider bayram geldiği hızla tatlılarla,böreklerle,sarmalarla ve en güzeli muhabbetle geçer,kayıplarla içimiz buruk olsada ,bayram şurunu hissederek maneviyatını tadarak geçer bayramlar,
Uzadımı ne biraz daha çok yazacak şey var bu kadarı yeter sıkmayayım sizi...



Malzameler

1 kase yıldız ya da tel şehriye
5 -6 adet olgun domates
1/4 demet ince kıyılmış maydanoz
1 adet ince kıyılmış (ağıza gelmeyecek kadar ince) minik soğan
kırmızı biber,kara biber,tuz
1 çay bardağı sıvı yağ
1 yemek kaşığı domates salçası


Yapılışı:Domatesler rendelenir ve tencereye alınıp kavrulur,şehriyesi,salçasıda ilave edilip biraz daha kavrulur,baharatları,yağı ve suyuda eklenip kaynayana kadar harlı ateşte, sonra kısık ateşte şehriyeler yumuşayana kadar pişirilir.Maydanozu ve naneside eklenir (yeşiller eklendikten sonra fazla kaynamamalı) altı kapatılır.
Sıcak sıcak servis edilir...
Afiyet Olsun:))

NOT: Mevsiminde dondurucuya attığımız ya da konserve yaptığımız domateslerle yapabiliriz bu harika çorbayı, malum şimdiki domatesler sadece şekil ,onları kullanmaktansa salçayla pişirmek daha iyi ...

6 Aralık 2008 Cumartesi

Peygamberimizin Müjdesi...



Peygamberimizin Müjdesi Bir Müslüman samimiyetle kurbanini keserse kiyamet gününde bunun karsiligini kat kat görecektir. Peygamberimiz (sav) bu konuda söyle buyurmaktadir: "Insanoglu Allah nezdinde, kurban gününde kurban kesmekten daha sevgili bir is islememistir. O kurban; kiyamet gününde boynuzlari, postu ve tirnaklari ile gelir. Kurban kaninin Allah nezdinde büyük itibâri vardir. Kan akip yere düsmeden kurban kabule geçer. Kurbani temiz ve hâlis bir kalp ile Allah'a takdim edin" (et-Tâc, III, 209, Tirmizi rivayeti.).


Kurbanin Hikmeti Toplumda zenginler ve orta halliler yaninda, aylarca et yüzü göremiyen yari aç yari tok gezip te durumlarini belli etmeyen onurlu, sahsiyetli yoksullar vardir. Çogu defa bunlar yüzsuyu dökmezler, kimseden bir sey isteyemezler, Iste bu tip yoksullar için Kurban Bayram'i Allah Teâlâ'nin bir ziyafetidir. Bu ilahî ziyafetle yoksullarin da gönülleri alinmis olacak, onlar da toplumdaki refahtan paylarini almis olacaklardir.

Bu da sosyal adaletin yayginlasmasinda ve insanlarimiz arasindaki sevgi baglarinin kuvvetlenmesinde etkili olacaktir.

Ayrica kurban kaninin akitilmasi ile müslümanda kalbî ve ruhî bir huzur da dogacaktir. Bugün bütün Müslümanlar'in kalbi; dostluk, kardeslik, sevgi, saygi, acima, yardimseverlik ve dayanisma duygulari ile dopdoludur.

Bugün, nefretler eriyecek, kinler yok olacak; düsmanliklar, darginliklar sona erecektir. Ana-babalarin, akraba ve dostlarin, komsu ve is arkadaslarinin bayramlari tebrik edilecektir.

Dua edelim ki, Yüce Allah'in rizâsini kazanmak için akitilan kurban kanlari, insanlarimizin kalplerinden küskünlükleri, darginliklari alip götürsün! Yerine sevgi çiçekleri ekilsin! Ne mutlu kurbanlarla beraber kalplerindeki husumet duygularini da kurban ederek ruhlarini temizleyebilenlere!

4 Aralık 2008 Perşembe

ZEYTİNYAĞLI PIRASA ve BEN GELDİM....

En sonunda geldim,pc yoğunbakımdan çıktı terslikler peşimizi bırakmadı ama bir ayın sonunda burdayım,hepinizi çok özledim yokluğumda yorumlarını bırakan bütün arkadaşlarıma ve sayfamı boş bırakmayan canım arkadaşım papatya prensese çok teşekkür ediyorum...
Diyetime gelince prensele benim diyetim paralel gidiyor,aynı liste üzerinde yol alıyoruz ikimizde son konrolümüzde oldu herşey şimdilik süper 1 ayda vermem gereken normal olan kiloyu verdim Allah inşallah devamını nasip etsin hepimize katkısı olan herkese çok teşekkür ederim...
kaç kilo verdiğimi sonlandığında söyleyeceğim biraz merak edin bakalım ... Malzemeler
1 kilo pırasa
3 adet havuç
2 orta boy soğan
1/2 bardak zeytinyağı
1 kaşık tuz
2 kaşık tozşeker
1 çay bardağı pirinç

Yapılışı:Pırasalar yıkanıp doğranır,havuçlarda yıkanır ve doğranır,soğanlarımızıda ince ince kıyıp sırasıyla havuç,soğan ve pırasa tancereye alınır ve zeytinyağı,tuzu ve şekeri ilave edilerek kaynayana kadar harlı ateşte,kaynadıktan sonra kısık ateşte pişmeye bırakılır.Pırasalar biraz yumuşayınca pirinci ilave edilir ve pirinçler yumuşayana kadar pişirilir.Tencerede soğumaya bırakılır ve servis kasesine alınarak soğul olarak limon eşliğinde servis edilir ...

Afiyet Olsun
NOT:Bu aralar pişirdiğim pırasa pirinçsiz,şekersiz ve bir kaşık yağlı ama çok lezzetli

13 Kasım 2008 Perşembe

YAKINDA BURADAYIM....

Bilgisayarımın azizliğine uğradığım için sizlere yazamıyorum,sağolsun prensesim yazmış yerime (çok teşekkür ederim) BENİ MERAK EDEN BÜTÜN ARKADAŞLARIMA TEŞEKKÜR EDİYORUM... (Buldum bir pc hemen saldırdım benimki hala tedavi altında da....)
inşallah en kısa zamanda yeni tariflerle aranızsa olucam ,diyet maceramı paylaşıcam sizlerle kendinize iyi bakın hepinizi çok özledim,en kısa zamanda ziyaretinize gelicem...
görüşmek dileğiyle ....

1 Kasım 2008 Cumartesi

KARIŞIK KIZARTMA ve DİYET MACERAMIZIN İKİNCİ GÜNÜ....

Bu karışık kızarmayı gün sofaramız için hazırlamıştım bir kenarda sırasını bekliyordu,bu sıralar kızartma filan yiyemiyoruz Papatya Prenses... ve ben haftalardır beklediğimiz diyetisyenimize ve listemize kavuştuk.Diyete başlayalı 8 gün oluyor, inşallah hayırlı bir şekilde sonuçlanır bu girişimimiz dün bir bugün iki daha (umutluyuz ve kararlayız dimi prensesim ikimizde :))


Gülen taraf olmak için biraz çaba ve zaman lazım bize hayırlısı olur inşallah ...

Geçelim kızartmamıza;

istediğimiz kadar acı sivribiber,çarliston biber,patlıcan,kabak,havuç ve patates ayıklanır soyulur ve iyice yıkanır.Yıkanan sebzeler istenilen boyutlarda doğranır ve kızgın bol yağda güzelce patlıcan,kabak,havuç,patates ve biber sıralamasıyla kızartılır (siz istediğiniz sırayla kızartın biberleri en son kızartmakta fayda var keza acı biberlerin acısı yağa geçerse bütün kızartacaklarımız acı olur...) diğer taraftan 10 adet olgun domatesin kabukları soyulur ve küçük küçük bir tencereye doğranıp ocağa alınır suyunu salana kadar pişirilir , içine 2 -3 diş dövülmüş sarımsak , biraz vegeta ve sıvı yağ (gerekiyorsa 1 çay bardağı su ) ilave edilerek 5 kaynatılır.Kızarttığımız ve servis tabağına aldığımız sebzelerin üzerine dökülür...


Afiyet olsun artık yenmeye hazırdır ....


NOT: Bu tarifi bir hafta önce sevgili Aysultanım taslak olarak hazırlamış ama yayınlamak kısmet olmamış. Şuan net bağlantılarından bir sorun var. Ben de baktım gelen yorumlarda O'nu merak ediyorsunuz,bir yazı yayınlayıp haber vereyim dedim:))
Sevgiler Papatya Prenses

31 Ekim 2008 Cuma

AYŞE ABLA'NIN SU BÖREĞİ


Bu güzel su böreğini komşumuz Ayşe abla ve sevgili kızı Merve bizim için Kadir gecesi günü açmıştı çok güzel ve lezzetli bir börekti sağolsun biz ne zaman oturmaya gitsek yapıverir Ayşe ablam (çok güzel yapar) iki gün evvel yedim daha bu şahane börekten bende deneyeceğim yakında geçelim tarifimize;

Malzemeler

4 yumurta
1 tatlı kaşığı tuz
aldığı kadar un
1 çay bardağı su
tereyağı ya da margarin
içi için;
yağsız beyaz peynir
maydanoz
Yapılışı: Yumurtaları yoğurma kabımızın içine kırıyoruz.Suyunu ve tuzunu da ekleyip biraz yoğuruyoruz ve ağır ağır ununu ilave ederek kulak memesi kıvamında bir hamur elde ediyoruz.( yoğurma işlemi biraz uzun sürmeli ne kadar çok yoğurursak hamurumuz o kadar özdeşleşir ) Hamur on adet bezeye ayrılır.Her biri tepsimizin boyutunda açılır .Diğer tarafta tuzlu su kaynatılır.Açtığımız hamurlar birer birer tuzlu suya batırılır, sıcak tuzlu sudan çıkartılıp soğuk tuzlu suyun içine atılır.Ordan da alındıktan sonra fazla suyunu sıkıp, tepsimize yerleştirilir. Üç yufka üst üste dizilir, arasına maydonozlu peynir karışımı ve küp küp kesilmiş yağ konulur. Üç yufka daha dizilir ,tekrar harç ve küp küp kesilmiş yağ konulur ve kalan yufkalar da üzerine dizildikten sonra üzerine küp küp kesilmiş tereyağı ya da margarin konulur ve önceden ısıtılmış 175 derece fırında ya da ocağın üzerinde çevirerek pişirilir.( bildiğimiz börek gibi üzeri kızarmalı ) Su böreğimiz servise hazırdır...

Afiyet olsun ...

29 Ekim 2008 Çarşamba

CUMHURİYET BAYRAMI.....

Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun :)
Dosta Düşmana duyurulur bu cumhuriyet daha nice 85 yıllar geçiricek ,kalleşler hiç umutlanmasın ....


Şanlı bir tarihe ve büyük bir medeniyet birikimine sahip olan aziz milletimizin, özgürlük ve bağımsızlığının simgesi olan Cumhuriyetimizin 85. yıldönümünü büyük bir gurur, coşku ve mutlulukla kutluyoruz.
Cumhuriyet; ezelden ebede akıp giden şanlı Türk tarihinin mühim bir aşamasıdır.
Cumhuriyet; Türk milletinin tarih sahnesinde yeniden dirilişinin adıdır.
Cumhuriyetimiz mana ve gücünü; milletimizin ortak iradesiyle ve büyük bir imanla gerçekleştirdiği Milli Kurtuluş Savaşı’nın eseri olmasından almaktadır. Tarih; milletlerin böylesine sarsılmaz bir ortak iradeyle kendi kaderlerini kendi elleriyle yazdıklarına çok nadir şahit olmuştur.
Türk Milleti, cumhuriyet rejimi ile kazandığı değerleri, toplum hayatımızın vazgeçilmez unsuru olarak benimsemiş, karşılaştığı sorunları cumhuriyete olan bağlılığı sayesinde birlik ve beraberliğinden ödün vermeden aşmayı bilmiştir
.Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşlarının sarsılmaz bir vatan sevgisi ve istiklal aşkıyla büyük zorlukları aşarak yükselttikleri Türkiye Cumhuriyeti, aynı ideallere büyük bir sadakatle sahip çıkan yeni nesillerin omuzlarında yeni ufuklara doğru ilerlemektedir.
Dün olduğu gibi bugün de milletimizin üzerine çökmek isteyen kara bulutları, Türk Milliyetçileri dağıtacak ve Türk Milleti’ni aydınlığa kavuşturacaktır.
Türk Milleti’nin birlik ve bütünlüğüne kast eden hainler karşılarında Bizleri bulacaklardır.
Bizler Türk Milleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı uğruna üzerine düşen her türlü fedakârlığı yapmaya hazırız.
Bu duygular içinde, Büyük milletimizin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor; Cumhuriyet’imizi kuran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile şehitlerimizi, saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Koyu renkli kısım hariç Alıntıdır...

28 Ekim 2008 Salı

ZORUNLU, KISA BİR MOLANIN ARDINDAN TEKRAR MERHABA ve KABAK TATLISI

Zorunlu ve kısa bir aranın ardından tekrar birlikteyiz,kendince bazılarının haklı olan davasının olayla hiç bir alakası olmayan bizlere yansıması nedeniyle minik mecburi bir ara vermek zorunda kaldık,
neyseki çarçabuk halledilip birbirimize kavuştuk
asıl cezalandırılması gerekenleri cezalandıran mahkememize sonsuz saygılarımı sunuyorum :))
lütfen yaşın yanında kuruyu bir daha yakmayalım...




Bu kabak tatlısını blogumu yeni açtığım sıralarda paylaşmıştım fakat yorumsuz boynu bükük kalmıştı zavallıcık ilk resminin kötü olması sebebiyle güncellememiştim tarifimi ,
gerçi yeni resmide Papatyam ve ben pek beğenmedik ama ....
bu gün tatlı bir tarif yayımlamak istedim geçelim tarifime;



Malzemeler

2 kilo bal kabağı
1 kilo tozşeker


Süslemek için; ceviz,fındık ya da antepfıstığı...


Yapılış:Kabağımızı yıkadıktan sonra bir güzel soyuyoruz,küçük küçük doğrayıp tenceremize alıyoruz ve üstüne şekerini ilave edip,kaynatıyoruz.
Kaynadıktan sonra altını kısıp küçük ocakta kabaklarımız yumuşayana kadar pişiriyoruz ve soğuduktan sonra üzerlerine iri kıyılmış ceviz, fındık ya da antepfıstığı serpiştirip,
afiyetle yiyoruz...
Bir daha mecburi ayrılıklara maruz kalmamak dileğiyle ...

22 Ekim 2008 Çarşamba

KAN GRUPLARININ ÖZELLİKLERİ ve TEŞEKKÜR...

Ben geldim,en sonunda bilgisayarım virüslerden kurtuldu ve sizlere kavuştum ( bugün tam bir hafta oldu) yokluğumda tarifimi ekleyen canım cicişim Papatyam ' a ve yorumlarını esirgemeyen bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ederim virüsleri temizleyen Papatyam 'ın sevgili kardeşine (benimde kardeşim :)) tekrar tekrar teşekkür ederim
Bu akşam benim çok hoşuma giden bu konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum benim kan grubuma verilen özellikler bana uyuyor bakalım sizede uyuyormu buyrun okuyun :)
(Bu resimin bu konuyla ne alakası var demeyin yukarıdaki açıklamayı okuyun...)


“A” grubu “Cool..”


Olumlu yönleri: Dikkatli, sempatik, özverili, kibar, dürüst, sadik, uyumlu, empati kurabilen.
Olumsuz yönleri: Çok kuruntulu, duygusal, sinirli, kararsiz, içine kapali, sulu. (zaman zaman)
Gerçekler: Dünyadaki insanlarin %34’ü A negatif, %6’si ise A pozitiftir

Özellikleri: Sinirlense bile sakin kalmayi basarir. Içe dönük, kamuoyuna duyarli, sorumluluk sahibi. Sinirliyken bile güvenilir ve etrafindakilerin kafasi karistiginda her seyin sorumlulugunu üzerine alabilir. Utangaç oldugu zamanlar vardir. Insanlarin yaninda bazen sinirli olabilir. Etrafina karsi duyarli olmasina ragmen baskalari tarafindan yanlis anlasilabilir.
Bir doga düskünüdür ve kalabalik ortamlari pek sevmez. Degisime çok açik degildir, kendine ait bir dünyaya ihtiyaç duyar hatta karamsar bile sayilabilir. Degisiklige açik olmadigi için duygusal tarafindan dolayi bu kan grubundan olan kisiler genelde yaratici güce sahip sanatçilardir.



Özet: Temkinlidir, yardimseverdir, sorumluluk sahibi, iç huzura ve güçlü bir hafizaya sahiptir, grup çalismasinda basarilidir, resmiyeti sever, sakindir, kurallara uyar, insanlarla olan iliskilerine deger verir, çok hassastir, baskalarinin ona dokunmasindan hoslanmaz.



”B” Grubu “Aktif”


Olumlu yönleri: Neseli, disari çikmayi seven, olumlu, maceraci, aktif, duygusal, kibar.

Olumsuz yönleri: Unutkan, kararsiz, daginik, gürültücü, abartmaya yatkin, spontane.
Gerçekler: Dünyadaki insanlarin %9’u “B” negatif %2’si ise “B” pozitiftir

Özellikleri: Mantikli, organizasyon yetenegi gelismis, akla duygudan çok önem veren, yaratici. Her seyin yolunda gittigini gördügünde kendini harika hisseder. Yaptigi ise konsantre olarak baska seyleri görmezden gelebilir. Enerjik ve amaca yönelik hareket eder, herhangi bir konunun fanatigi olabilir ve o konuda sonuna kadar ugrasir.
Girisimcilige açik olmasina ragmen takim oyunlarinda ise pek basarili degildir, çünkü o takim yapisina karsit bagimsiz bir kisiliktir. Olumsuz seyleri disa vurmak yerine içe atar, sorunlari çözmek için gerçekleri göz önünde bulundurur, çok fazla soguk ya da resmi olarak görülebilir, arkadaslarina kendini pek açmaz.


Özet: Neseli, bencil, kaprisli, gelenek ve göreneklere karsidir, sosyal, eglenceli, duygusal, özünde yalniz, kolay neselenebilen, kibar, bagimsizligina çok düskün, güçlü bir kisilige sahip, islerini kendi yöntemine göre yapan, geçinmesi kolay, maceraci, dokunmayi ve birinin ona dokunmasindan hoslanir.



AB” Grubu “Rahat”



Olumlu yönleri: Hassas, gururlu, diplomatik, sempatik, çabuk ögrenen, zevk sahibi, herkesle kolay anlasabilen.
Olumsuz yönleri: Devamli sikayet eder, farkli ve degisken ruha haline sahiptir, çok düsünür.
Gerçekler: Dünyadaki insanlarin %4’ü AB negatif, %1’i AB pozitiftir.
Özellikleri: Zitliklarin bir arada oldugu bir karakterdir: Örnegin sosyaldir ayni zamanda utangaçtir. Ne yapacagi önceden kestirilemez. Arkadaslarina bagimlidir fakat eger çok üzerine gelinirse isyan edebilir, sosyal ortamlarda zaman zaman utangaç zaman zamansa cesurdur.
Yaratici/sanatçi bir yönü vardir. Zorlayicidir. Psikoloji, astroloji ve falla ilgilenir, iyi bir politikaci ya da diplomat olabilir. Çok genis tavirlar sergileyebilir, problemleri sezmek ve engellemek konusunda çok basarilidir.
Sehir atmosferini sever ama bazen kapali alanlarda kalmaktan hoslanmaz. Yasadigi ev onu düsünmeye ve hareket etmeye motive etmeli, yaptigi her seyde basariya ulasir.



Özet: Gizemlidir, mantiklidir, ekonomiktir, etkilidir, genelde elestiricidir, analitik bir düsünce yapisina sahiptir, duygusuzdur, orijinaldir, yalniz kalmayi sever, çabuk sikilir, çevresine kolay uyum saglar, içgüdüsel duygulardan nefret eder, insanlara faydali olmaya çalisir, baskalarinin ona dokunmasindan hoslanmaz.




“0” Grubu “Sicak”




Olumlu yönleri: Özgüven sahibi, güçlü karar mekanizmasina sahip, sadik, kendi kararini kendi veren, elestirici.
Olumsuz yönleri: Iskolik, duygusal, inatçi, soguk, bencil, geçimsiz, endiseli
Gerçekler dünyadaki insanlarin %38’i 0 negatif, %6’si ise 0 pozitiftir.

Özellikleri: Sosyal, enerji dolu, çok hareketli, gerçekçi, arkadas canlisi, gösterisli, uçuk. Önüne çikan sanslari aninda kullanir. Yeni bir projeye hemen atilabilir, yeni fikirler üretmeye yatkindir. Dikkati çabuk dagilir, kuvvetli duygulara sahiptir ve kendini iyi ifade edebilir.
Her an muhalefet olabilir ama bu durusundan hemen vazgeçebilir. Diger kan gruplarindan olan kisilere çabuk kapilabilir. Hirsli ve detayci olan bu kisilik ortama kolay adapte olabilir. Hissettiklerini kolayca ortaya çikartabilir, dogustan zariftir.



Özet: Olumlu, aktif, bagimsiz, risk almayi seven, dramatik bir yasama sahip, zaman zaman bencil, romantik, arkadaslarindan etkilenen, organizasyon yetenegi gelismis, gururlu, birilerine dokunmayi ve birilerinin ona dokunmasini seven, hedefe kitlenen, boyun egmeyi sevmeyen, açik sözlü.

17 Ekim 2008 Cuma

TARÇINLI MİNİ ÇÖREK

Hepinize hayırlı ve bereketli cumalar arkadaşlar. Aysultanım teknik nedenlerden dolayı bir kaç gündür aramızda yok. Bilgisayarına virüs bulaştı ve şuan bilgisayar kasası bizim evde:) Kardeşim format atıyor. Bu sebeple kendisinin daha öhceden taslak olarak kaydettiği bu enfes tafiri sizlerle paylaşmak bana düştü:) Bu lezzetli çörekleri bize gelirken yapıp getirmişti,düşünceli sultanım benim:) Herkese tavsiye ederim..
Sevgiler Papatya Prenses:)

Bu tarif sevgili arkadaşım Elmaşekerinden ,tavsiye etmişti yapın ben çok memnun kaldım diye ,bende tavsiye ediyorum lezzetli ve hafif oluyor bu çörekler hem yapımı kolay hem malzemesi mutfakta her zaman bulunan şeyler bu güzel tarif için arkadaşıma teşekkür ediyorum benim çöreklerin şekli onun çörekleri gibi olmadı (uygun kepçe,kaşık vs) bulamadım ama olsun çok lezzetli oldular tarife minik bir değişiklikte yaptım geçelim tarifimize;



Malzemeler

500 gr un
1 paket kuru maya
50 gr +75 gr seker
bir fiske tuz
200 ml + 1 yemek kaşığı süt

50 gr dövülmüş ceviz içi
1 yumurta + 1 yumurta sarısı
5 yemek kaşığı sıvıyağ
1 kahve kaşığı tarçın
100 gr tereyagı ya da margarin


üzeri için; pudra şekeri



Yapılışı:Unu,mayayı,50 gr şekeri ve bir tutam tuzu bir kabin icine alın karıştırın.200 ml sütü 1 yumurta ve sıvı yagınıda ilave edip kulak memesi yumuşaklığında yogurun.Üzerini örtüp 35 - 40 dakika kadar mayalanmaya bırakın.

Mayalanmış hamuru 2 eşit parçaya bölüp dikdörtgen şekilde açın ve her iki dikdörtgen hamurun üzerine 75 gr şeker, tarçın,ceviz içi ve erimiş tereyağını ya da margarini karıştırıp sürün ve rulo yapın.Ruloları verevine üçgen şekilde kesin.

Verevine hamur parçalarının üzerine bir kaşığın ya da kepçenin sapı ile (yuvarlak olacak) iyice bastirin.

Yaglanmış tepsiye dizin ,1yumurta sarısına 1 yemek kaşığı süt ekleyip çöreklerin üzerine sürün,15 dakika tepsi mayasının gelmesi için bekletin ve önceden ısıtılmış 150 derece fırında 20-25 dakika kadar üzeri kızarıncaya kadar pişirin,

üzerine bolca pudra şekeri serpin

artık servise hazırdır tarçınlı mini çöreklerimiz ...

Afiyet olsun...



Not:Ben elimdeki kaşık ve kepçe saplarıyla bir iki hamura bastırdım baktım Elmaşekeri 'nin çöreklerine benzemiyor,verevine üçgen kestiğim parçaları o şekilde pişirdim ...

değişiklik olarak içine ceviz koydum ....

14 Ekim 2008 Salı

ZEYTİNYAĞLI TAZE FASULYE

GÜN SOFRAMIZ VE MENÜMÜZ...den bir lezzet daha pek severiz biz ailecek zeytinyağlı yemekleri ,sık sık yapar ve tüketiriz herkes bilir yapmasını olsun birde benim tarifime bakın belki bir değişiklik yakalarsınız neyse fazla söze gerek yok geçelim tarifimize;


Malzemeler
1 kilo taze fasulye ya da çalı fasulyesi (çalı olursa pek güzel olur benimki bu sefer taze fasulyeydi...)
6-7 adet küçük kuru soğan
7-8 adet domates
2 yemek kaşığı toz şeker (tadı ağıza gelmeli...)
2 - 3 tatlı kaşığı kadar tuz
1 bardak zeytinyağ (halis yağ olursa süper olur...)


Yapılışı:
Bir tencereye kılçıklarını alıp yıkadığımız ve ikiye böldüğümüz fasulyeleri alalım.İnce doğranmış soğan, küçük küçük doğranmış domates, tuz, şeker ve Zeytinyağını ilave edip ateşe oturtalım. 45 dakika kadar pişirelim.Dinlenmiş olursa lezzeti bir kat daha artar zeytinyağlı yemeklerin piştiği günden çok daha güzel olur ertesi gün...
Afiyet olsun...
Not: Su ilavesi yapmaya gerek yok çünkü taze sebzeler zaten suyunu pişerken salacaktır.Çok susuz kalırsa 1/2 bardak kadar su konulabilir ...

Not: Zeytinyağlı yemekler pişirildikleri tencerede soğumaya bırakılır.
Soğuduktan sonra servis tabağına alınır.

13 Ekim 2008 Pazartesi

KİFLE HAMURUNDAN KIYMALI KARNIYARIK POĞAÇA



Hepinize güzel bir hafta diliyorum,ben ve Papatyam için inşallah büyük değişimlere neden olacak bir hafta başlıyor ,bu güzel Pazartesi gününe
GÜN SOFRAMIZ VE MENÜMÜZ... 'den karnıyarık poğaça tarifimi sizlerle paylaşarak başlamak istiyorum,kifleyle aynı hamurdan ikinci bir çeşit olarak yapmıştım bu kıymalı poğaçaları bereketli bir hamur olduğu için iki ayrı çeşit çıktı hamurumdan..


Malzemeler
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı zeytinyağı ve margarin
1 adet yaş maya
1 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı toz şeker
aldığı kadar un ( 4-5 bardak kadar )


içi için;100 gr kıyma,1 orta boy soğan,3 adet sivri biber,2 adet domates,1 kaşık salça,tuz,karabiber,2 -3yemek kaşığı kadar sıvı yağ


Üzeri için;yumurta sarısı ve susam

Yapılışı:Mayamızı bir bardağın içinde kabarttıktan sonra yoğurma kabımızın içine sütümüzü ,tuzumuzu ,şekerimizi ve margarinimizi alıp biraz yoğuralım, azar azar ununu ilave ederek yoğurmaya devam edelim (ele hafif yapışan bir hamur olacak..), üstünu bezle örterek ılık bir yerde (mümkünse sıcak bir yerde) yarım saat kadar mayalandıralım. Bu arada kıymayı ve sıvıyağını biraz kavuralım,ince doğranmış biberleri katıp biraz daha pişirelim.Doğranmış domatesleri,salçayı,baharatlarını ilave edip 2 -3 dk kadar daha kavuralım ve soğumaya bırakalım. Bir kasenin içine biraz sıvıyağ koyalım ve elimizi önce yağa batırıp biraz hamurumuzdan alalım ovalımsi bir şekil verip ,ortasını açarak kıymalı harcımızdan koyalım karnıyarık şekli verip ,yağlanmış fırın tepsimize dizelim üstlerine yumurta sarısı sürelim , önceden ısıttığımız 150 derece fırında kızarana kadar pişirelim.

Afiyet olsun...

11 Ekim 2008 Cumartesi

KİFLE


GÜN SOFRAMIZ VE MENÜMÜZ...'den kifle tarifini

sizlerle paylaşmak istiyorum, (bildiğimiz mayalı hamur gibidir)bizim oraların meşhur hamur işlerindendir yumuşacık lezzetlimi lezzetli miss gibi aslında mayalı hamurlardan ayrılan yanı şeklidir ne poğaça gibi ne açma gibi yapılır değişik bir şekli vardır kiflenin geçelim tarifimize ;

Malzemeler
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı zeytinyağı ve margarin
1 adet yaş maya
1 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı toz şeker
aldığı kadar un ( 4-5 bardak kadar )

Üzeri için;yumurta sarısı ve susam


Yapılışı:Mayamızı bir bardağın içinde kabarttıktan sonra yoğurma kabımızın içine sütümüzü ,tuzumuzu ,şekerimizi ve margarinimizi alıp biraz yoğuralım, azar azar ununu ilave ederek yoğurmaya devam edelim (ele hafif yapışan bir hamur olacak..), üstünu bezle örterek ılık bir yerde (mümkünse sıcak bir yerde) yarım saat kadar mayalandıralım. Bir kasenin içine biraz sıvıyağ koyalım ve elimizi önce yağa batırıp biraz hamurumuzdan alalım ve simit yapacakmış gibi uzunca açalım,hazırladığımız hamuru elimizde döndürerek kıvıralım ( gül börek gibi) yağlanmış fırın tepsimize dizelim üstlerine yumurta sarısı ve susam serperek önceden ısıttığımız 150 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyet olsun ....

10 Ekim 2008 Cuma

GÜN SOFRAMIZ VE MENÜMÜZ...


Bu harika sofrayı Ramazan'dan önce annemin günü için hazırlamıştık,tatile denk gelmesi sebebiyle katılımı az olsada çok keyifli ve güzel bir gün geçirdik,canım arkadaşım Gamzenin doğum gününü geçikmeli olarak kutladık o gün (çok sevinmişti arkaşım çok ...) kısacası herşey ve herkes çok güzeldi hatta bu sofranın üstünden bir gün sofrası (gün iftarı )geçti haftayada gün cicişlerimde bende yayımlanmada geç kaldığım bu soframı ve menümü sizlerle paylaşmak istedim;

*Kifle (yöresel)
*Kayık poğaça
*Pasta
*Yalancı profiterol
*Karışık kızartma
*Peynirli börek
*Zeytinyağlı taze fasulye
*Biber kavurması
*** en önemlisi bol sohbet ve sıcacık samimiyet daha ne olsun :))

Yakında soframdaki lezzetlerin tariflerini yayınlayacağım şimdilik menümüzü paylaşıyorum sizlerle sevgiyle kalın :))


8 Ekim 2008 Çarşamba

PATLICANLI EKMEKÇİKLER

Bu etimekleri biz ilk Fatma teyzelerde yemiş ve çok beğenmiştik şimdilerde sık sık yapıyoruz.Gerçekten çok lezzetli ,ikramı ve hazırlaması oldukça pratik olan bu ekmekçikleri hepinize tavsiye ederim,deneyin pişman olmazsınız ...

Malzemeler
2 adet orta boy patlıcan
2 adet kırmızı biber
5 adet domates
1 paket etimek
sıvı yağ ( patlıcaları kızartmak için 1 yemek kaşığı kadarda domates sosu için)
tuz
1 kase sarımsaklı yoğurt
bir kaç yaprak maydanoz (süslemek için )

Yapılışı:Domatesleri tenceremizin içine rendeliyoruz biraz pişiriyoruz içine tuzunu ,yağını ve bir çay bardağı suyunu ilave edip biraz daha pişiriyoruz.Patlıcanlarımızı alacalı soyup ,kızgın yağda kızartıyoruz aynı yagda halka haklka doğradığımız kırmızı biberleride
kızartıyoruz.Etimeklerimizi servis tabağımızın içine diziyoruz üstlerine sırasıyla sarımsaklı yoğurt
döküyoruz ,patlıcanlarımızı diziyoruz ve domates sosumuzuda döküp biberlerimizi diziyoruz.Son olarak maydanoz yapraklarıla süsleyip bir saat kadar dinlendirdikten sonra servise hazır.

Afiyet Olsun ,çay saatlerimiz için değişik bir lezzet ...

NOT1: Elimizde kalan bayat tost ekmeklerimizi fırınladıktan sonra ,bu lezzetli ekmekçikleri hazırlayabilirsiniz...
NOT2: Tost ekmeğinin dilimleri büyük olduğundan üçgen olarak ikiye bölerek hazırlarsanız daha şık bir görüntü sağlarsınız ....
patlıcanlı etimek
Bunlarda Fatma Teyzede yediğimiz patlıcanlı etimekcikler:)

5 Ekim 2008 Pazar

GÜZEL AHLAK ve GÜZEL AHLAKLI OLMANIN OLMANIN ALAMETLERİ ,TURP SALATASI

Evet iyi bir müslüman olmak için güzel ahlaka sahip olmak, kötü ahlaktan uzak durmak gerekir.Ancak bununla dünya ve ahiret saadeti elde edilir.
Güzel ahlak, ilim ve edep öğrenmekle, iyi insanlarla arkadaşlık etmekle elde edilir. Kötü ahlak da bunun tersidir. Yani cahil kalmak, edepsiz olmak, kötü insanlarla arkadaşlık etmekten hasıl olur.
Cenab-ı Hak, Peygamber efendimizi överken (Gerçekte sen büyük bir ahlak üzeresin) buyuruyor. (Kalem 4)
İyi insan, iyi ahlaklı insan demektir. Dinimiz iyi huylar edinmemizi, kötü huylardan kaçınmamızı emretmektedir.
Güzel ahlaka sahip kimselere gıpta etmek, onlar gibi olmaya gayret etmek gerekir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Nimete kavuşmuş olanlardan, tevazu gösterene ve kendini hep kusurlu bilene, helalden kazanıp, hayırlı yerde sarf edene, fıkıh bilgileri ile hikmeti [tasavvufu] birleştirene, helale harama dikkat edene, fakirlere acıyana, işlerini Allah rızası için yapana, huyu güzel olana, kimseye kötülük yapmayana, ilmi ile amel edene ve malının fazlasını dağıtıp, lafının fazlasını saklayana müjdeler olsun.) [Taberani]
Güzel ahlaklı olmanın alameti şunlardır
İnsaflı olmak, arkadaşlarının hatasını görmemek, hüsnü zan etmek, suizandan [kötü zandan] kaçınmak, arkadaşlarının eziyetlerine göğüs germek, onlardan şikayetçi olmamak, hep kendi ayıp ve kusurlarıyla meşgul olmak,
kendi nefsini kınamak, güler yüzlü olup, herkesle yumuşak konuşmaktır.Güzel ahlaklı kimse, edeplidir az konuşur, hatası azdır, gıybet etmez, Allah için sever, Allah için buğzeder, emanete riayet eder, komşu ve arkadaşını korur. Bütün hasletlerin başı ise hayadır.
Hazret-i Hızır buyurdu ki: (Güler yüzlü ol, hiddetlenme! Hep faydalı iş yap, az da olsa zararlı iş yapma! Lüzumsuz dolaşma, boş yere gülme, hiç kimseyi kusurundan dolayı ayıplama, günahların için ağla!)Büyüklerden Ebu Osman El-Hayri’yi ziyafete davet ettiler.
Davet yerine vardığı zaman kendine (Kusura bakma, çok insan geldi seni kabul edemeyeceğiz) dediler. Az gidince tekrar çağırdılar. Gelince tekrar, kabul edemeyeceklerini bildirdiler.
Böyle birkaç defa çağırıp geri döndürdükten sonra (Biz seni denemek için bunu yaptık. Gerçekten güzel ahlaklıymışsın) dediler. Cevabında buyurdu ki: (Bu ahlak o kadar güzel midir? Bir köpeği de çağırsanız gelir, kovsanız gider)
Malzemeler


3 adet turp

1 yemek kaşığı sirke

1 çay kaşığı acı pulbiber

1 çay kaşığı tuz



Yapılışı:Turplarımızı yıkayıp alacalı şekilde kabuklarını kazıyoruz ,tahtanın üzerinde (ne ince ne kalın) orta kararda doğruyoruz ,baharatlarını ve sirkesini ilave edip karıştırıyoruz ve afiyetle yiyiyoruz...

işte miss gibi bir salata acılıl acılı çok severim ben eminim hepiniz yapıyorsunuzdur arkadaşlar....

4 Ekim 2008 Cumartesi

KARPUZ TURŞUSU




Bu turşuyu Ramazan ayına girmeden hazırlamama rağmen yayımlamak bugüne kısmet oldu (Ramazan'a uyan bir tarif değildi şimdide karpuz bulmak biraz sorun olabilir kelek karpuz bile olur:))
bu tarifi bir blogda da görmüştüm ve çok hoşuma gitmişti bende denemeliyim dedim ve denedim ,sonuç gerçekten müthiş (benimkiler biraz eridiler erimeseler çok daha güzel sonuç elde ederdim sanırım...) Bayramın ardından tatlı değil ekşi birşeylerle döndüm ama çok bekledi sırasını bu turşucuk yazık :))

geçelim turşu tarifimize;
Malzemeler
4- 5 dilim karpuz kabuğu
5- 6 diş sarmısak
2 adet etli kırmızıbiber
2 adet domates
4-5 adet sivribiber
tuz
sirke (miktarı ağza turşu suyunun içinde keskin gelecek şekilde olmalı )
su

Yapılışı:Karpuz kabuklarının yeşil kısımlarını bıçakla soyun ,pembe kısımlarını bir kaşık yardımıyla iyice kazıyarak temizleyin. Kaynamış suyun içine bırakın (5 dk kadar )süzün ve soğuk sudan geçirin ( turşumuzun çabuk olması için ) ,Salatalık dilimler gibi karpuz kabuklarını dilimleyin, tuz ve suyu tenceremizin içine alın ve kaynatın (tuz miktarı ağza baya tuzlu gelecek şekilde olmalı size kalmış klasik her zaman hazırladığınız tuzlu suyunuzu da hazırlayabilirsiniz ...) suyu soğutun.Kavanozun içine bir sıra karpuz kabuğu, aralara dövülmüş sarımsak ,doğranmış biber,doğranmış domates ve bütün sivri biber koyarak dizin kabuklar bitene kadar bu işlemi tekrarlayın.Dolunca üstüne 1 çay bardağı sirkeden bir çaybardağı soğumuş tuzlu sudan ekleyerek kavanozu turşu suyuyla doldurun ,ağzını kapatın ve serin bir yerde bekletin..
Afiyet olsun...

NOT: Ben içine bir küçük kase minik siyah üzüm tanesi koydum çok güzel oldu,sebzeleri doldurduktan sonra en üstüne iri kıyılmış bir iki diş sarmısakda ilave ettim ...
Gerçekten karpuz olduğu hiç belli olmuyor,değişik bir tat...

Denemek isteyenler ölçüleri biraz azaltabilirler gerçekten benimki biraz fazla oldu iki kavanoz kadarcık... (kıyamadım kabuklarıma işe yarasınlar istedim :))

NOT:BU TURŞUYU HERKES YAPABİLİR AMA HERKES İNSAN OLAMAZ,ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM BANA BUNU HATIRLATANA .....

30 Eylül 2008 Salı

BAYRAM GELDİ HOŞGELDİ SEFALAR GETİRDİ

ELVEDA EY ŞEHR-İ RAMAZAN Elvada,gelişin ayrı rahmet gidişin ayrı rahmet ne mutlu seni anlayana ve hakkıyla geçirene ,( o şanslı kullarından olmayı hepimize nasip etsin Rabbim)....


*Bayram ve çikolata ayrılmaz ikilim ,bayram tabiki sadece çikolata yemek için değil ama (bu çikolatalarda yemede yanında yat cinsinden anacım ) işin şakası bayramı hakkıyla geçirenlerden olalım ,büyüklerimizi ziyaret edelim ellerini öpelim ....



*Bizim evde her bayram mutlaka lokum olur (pek severiz sülalece lokumu,çikolatanın yerini tutmasada...) bayramımız lokum tadında ve yumuşaklığında geçsin,güleryüzü ve tatlı sohbeti elden bırakmayalım neşe içinde olalım ...




Bayramlar farlı manevi havanı estiği,huzurla dolduğumuz,dualarımızn kabul olunduğu mübarek günlerdir,

hayırlı bayramlar bayramımız mübarek olsun arkadaşlar,bayramdan sonra görüşmek üzere şimdi bayram ziyereti yapma zamanı :))

kendinize çok iyi bakın...






29 Eylül 2008 Pazartesi

Son İftar Soframız

Bu sofrayı Tijen ablalar için hazırlamıştık,üzerinden çok sofralar geldi geçti yayımlamak şimdiye kısmetmiş,
mübarek Ramazan ayı geldi gelecek derken arefe geldi ve bayrama kavuşuyoruz inşallah,dün akşam son sahurumuzu az evvelde son iftarımızı yaptık. Allahın izniyle böylesi güzel ve maneviyat dolu bir ayı hakkıyla geçiren kullardan olmayı becermişizdir (kendi adıma söylüyorum eminim sizler hakkını vermişsinizdir ).
Seneye tekrar bu güzel aya kavuşmayı ve güzel sofralarımızı paylaşmayı nasip etsin Rabbim...

Arefe gününü temizlik yaparak geçirdikten sonra son soframı ve menümü sizlerle paylaşmak istedim;

*Tavuk suyuna şehriye çorbası
*Kremalı kıtır tavuk
*Bulgur ve pirinç pilavı
* Etli nohut
*Zeytinyağlı taze fasulye (tarifi yakında)
*Zeytinyağlı biber dolması (tarifi yakında)
*Köfte
*Karışık kızartma
*Patlıcan salatası
*Kırmızı biber salatası
*ŞİP ŞAK ( KOLAY ) BİBER TURŞUSU
*Kahvaltılıklar
*Patlıcanlı etimekler (tarifi yakında)
*Üzüm suyu (ev yapımı misler gibi...)
*Turp salatası
*Kıtır ekmek (çorba için )
*Kakaolu tatlı
*Tulumba (ablam getirmişti ...)
ve bol tebessüm ,sıcak sohbet

daha ne olsun arkadaşlar bundan iyisi can sağlığı
Yarın bayram hepimizin bayramı mübarek olsun ....
Sevgiyle kalın !



28 Eylül 2008 Pazar

BAYRAM MÜJDESİ


Bayram günleri, günâhların affedildiği, birlik ve berâberlik duygularının pekiştirildiği, yoksulların sevindirildiği günlerdir.

Bayram günlerinde niçin sevinilir?Şüphesiz ki bayram günleri, dînî ve millî bakımdan çok önemli olan, milletçe hep birlikte huzûr ve sevinç içerisinde kutladığımız günlerdir .

Bayramların öncesindeki mübârek gün ve gecelerde günâhlar affedildiği için, müslümanlar bu zamanlarda sevinçli ve neş’eli olurlar,

Peygamber Efendimiz; “Ramazanın son günü Allahü teâlâ, oruç tutanları affeder” buyurunca, Eshâb-ı kirâm, “Yâ Resûl, o gün Kadir Gecesi mi?” diye suâl ettiler Bunun üzerine Peygamber Efendimiz buyurdu ki:“Bilmez misiniz ki, iş yapana, işi bitirince ücreti verilir”

Bir hadîs-i şerîfte de buyuruldu ki:(Bayram sabâhı müslümanlar, namaz için câmilerde toplanınca, Allahü teâlâ, meleklere; “İşini yapıp ikmâl edenin karşılığı nedir?” diye sorarMelekler de; “Ücretini vermektir” derlerAllahü teâlâ da; “Siz şâhit olun ki, Ramazân’daki oruçların ve namazların karşılığı olarak kullarıma kendi rızâmı ve mağfiretimi verdim Ey kullarım, bugün benden isteyin, izzet ve celâlim hakkı için istediklerinizi veririm” buyurur)

Bu mükâfatları bilen bir müslüman nasıl sevinmez ve bayram etmez ki? Bayram günleri neş’elenmek, sevinmek gerekir Tabîî ki Ramazân gittiği için değil,

Ramazân ayında tutulan oruçlar sebebiyle günâhlar affolduğu için, büyük sevâp ve ni’mete kavuşulduğu için bayram yapılıyor Böylece,

müslümanların bir arada sevinme ve kaynaşma günleri olan bayramlarla, İslâm toplumunun kültür mîrâsı olan güzel örf, âdet ve gelenekler nesilden nesile aktarılmış olur...

Bayram günleri, Peygamber Efendimiz (sallü aleyhi ve sellem) zamanından beri, husûsî bir şekilde kutlanmıştır

Bugüne kadar, bütün İslâm devletlerinde, müslümanların birbirleriyle kaynaştıkları, küs olanların barıştıkları, fakîr-fukarâ, garîp-gurabâ ve yetîmlerin sevindirildikleri, akrabâ ve tanıdıkların ziyâret edildiği bayram günleri, özel bir sûretle kutlanarak gelmiştirBilindiği gibi bayram günlerinde herkes, temiz giyinir Çocuklara yeni elbiseler alınır Fakîr, öksüz ve yetîmler sevindirilir

Ekseriyâ, Bayram namazından sonra kabirler ziyâret edilir, geçmişlerin, akrabâ ve dîn büyüklerinin rûhları için Kur’ân-ı kerîm okunur, duâ edilir ve sadakalar verilir Daha sonra da, âile büyükleri, dost, akrabâ, arkadaş ve tanıdıklar ziyâret edilir Çocuklar babalarının ve âile büyüklerinin, gençler de yaşlıların ellerini öperler İslâmiyetin izin verdiği ölçüler içinde neş’elenilir ve latîfeler yapılır

Hadîs-i şerîfte; “Allahü teâlâ, Ramazanda dört sınıf insan hariç, herkesin günahlarını affeder Bunlar; içki içmeye devâm eden, ana-babasına âsî olan, sıla-i rahmi terkeden, mü’min olmaktan ümîdini kesendir” buyuruldu

Eğer bunlar tevbe ederlerse, Allahü teâlâ onların günahlarını da affeder Ne mutlu günâhlardan sakınarak oruç tutanlara! Bunlar, asıl bayramı âhirette yapacaklardır...
Kaynak

26 Eylül 2008 Cuma

HAYIRLI KANDİLLER

Kur’an-i Kerim’in inmeye basladigi Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi Islam’da en kutsal ve faziletli gecedir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayirlidir. Kur’an-i Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sure vardir.Bu surede yüce Rabbimiz söyle buyurmaktadir:

“Dogrusu biz Kur’an’i Kadir gecesinde indirmisizdir. Kadir gecesinin ne oldugunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayirlidir. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü is için inerler. O gece, tanyerinin agarmasina kadar bir esenliktir” (Kadir, 1-5)

Hangi Gecede Oldugu

Kadir gecesinin hangi gün oldugu konusunda birçok görüs ileri sürülmüstür. Ancak ümmetin büyük âlimlerinin çogunlugunun görüsü, Ramazan ayinin yirmi yedinci gecesi oldugu seklindedir.
O gece öyle bir gecedir ki Kur’an ayetleri Hz. Muhammed (s.a.v)’in kalbine inmeye basladigi gecedir.Islam, hiç bir zaman dis görünüsü benimseyen, sekle önem veren sekilci bir din degildir.

Bin aydan daha hayirli olan Kadir gecesini bugünkü anlasildigi sekilde “Bir gecelik ibadetle bütün günahlardan arinilacak” görüsü ancak muttakiler, inanmis samimi Müslümanlar için geçerlidir. Ancak böyle insanlarin o gecedeki ibadetleri makbul olur, ve Kur’an’in nazil oldugu o ilk manaya erisilebilir.
Kadir gecesini hatirlayip o geceyi imanla ve sevabini umarak geçirmek Islam’in saglam ve bir bütün olan terbiye metodunun bir yanini olusturmaktadir.

Kadir Gecesi Denilmesinin Sebebi
Bu geceye Kadir gecesi denilmesi seref ve kiymetinden dolayidir. Çünkü:
a) Kur’an-i Kerim bu gecede inmeye baslamistir.
b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapilan ibadetten daha faziletlidir.
c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Tesl’nin ezeli kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312)
d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayida melek iner.
e) Bu gece tanyerinin agarmasina kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktir. Yeryüzüne inen melekler ugradiklari her mümine selam verirler.

Gizli Olmasinin Sebebi
Islam kaynaklarinda belirtildigine göre Allah Teala bir takim hikmetlere dayanarak Kadir gecesini ve onun disinda daha bazi seyleri de gizli tutmustur. Bunlar:Cuma günü içerisinde duanin kabul olacagi saat; bes vakit içerisinde Salât-i vusta; ilahi isimler içerisinde Ism-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rizay-i ilahi; zaman içerisinde kiyamet ve hayat içerisinde ölümdür.
Bunlarin gizli tutulmasindan maksat müminlerin uyanik, dikkatli ve devamli Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarini saglamaktir. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle degerlendirmelidir.
Ebu Hureyre (r.a)’in rivayet etmis oldugu hadisi serifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) söyle buyurmustur:“Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacagi sevabi Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmis günahlari bagislanir” (Buhari).
Kadir Gecesinde Neler Yapmaliyiz?
Kadir gecesini, namaz kilarak, Kur’an-i Kerim okuyarak, tövbe, istigfar ederek ve dua yaparak degerlendirmeliyiz.Üzerinde namaz borcu olanlarin nafile namazi kilmadan önce hiç degilse bes vakit kaza namazi kilmalari daha faziletlidir.
Bizlere bir ikram olarak sunulan bu kutsal Kadir gecesinde dualarimizdan insanligin huzuru, sevgi ve kardesligin saglanmasi ve devami için bizlere daha fazla güç,
Kazasi yoksa nafile kilar.Süfyan-i Sevri: “Kadir gecesi dua ve istigfar etmek namazdan sevimlidir.
Kur’an okuyup sonra dua etmek daha güzeldir” demistir (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313).Hz. Aise (r.ah) söyle anlatiyor:
“Ey Allah’in Resulü! Kadir gecesine rastlarsam nasil dua edeyim? diye sordum. Resulüllah (s.a.v):“Allahümme inneke afüvvün tühibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’im sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet)” diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).Unutmayalim ki; özellikle bu gecede Tevvab olan Allah tövbelerimizi kabul edecektir.
iman vermesi için yakaralim.
Yalniz kendi sevdigimiz insanlarin degil,
bütün insanlarin sevgiye layik oldugunu animsayarak sevgide saglam ve cömert bir ruha sahip olmak için de yardim dileyelim.
Kaynak: al-islam.com